20 Eylül 2010 Pazartesi

HER ŞEY SANAT İÇİN DOĞRU MU?

Türkiyede ki sanatçı, tiyatrocu ve de artistlerimiz zaman zaman ahlaki açıdan hiç uygun olmayacak sahnelerde rol alıyorlar. Bu role de kılıf olarak '' Sanat için her şey yapılır, biz sanatçıyız, her rolü yapmalıyız'' Bu kadar aptalca bir söz herhalde bizim ülkede vardır. Evli bir sanatçı diğer bir sanatçı ile film için, aynı yatakta rahatlıkla bulunabiliyor, dudak dudağa öpüşebiliyor. Hatta bu sınır erkek erkeğe, kadın kadına bile yapılmaya başlanıyor. Çok enteresan bu sınırı kim koyuyor. Yani sanat için daha  neler yapılabilir? Merak etmeyin bizim adımıza düşünen senaristler tabi ki var. Dizinin birinde oğlunun ameliyatı için, bir geceliğine patronu ile yatması gereken bir kadının dramı , diğerinde benle beraber olmazsan eşini öldüreceğiz diye bir kadına yapılan tehdit.. Film konuları çok acayip değil mi? En acayibi ise karar vermesi gereken bayanların durumunu halka mikrofon uzatılarak şeytanca gündeme getirilmesi.. Yoldaki namuslu bayana sorulan bu aşalayıcı soru var ya..Ya siz olsaydınız çocuğunuz için yaparmıydınız. Ya siz olsaydınız eşiniz için yaparmıydınız?  Ekran başındaki milyonlarca kadın bile istemeden acaba ben ne yapardım.. Evet bu toplumun namuslu bayanlarına neler izlettiriyorsunuz.. Bravo...

Geçenlerde Haluk Bilginer bir yazı yazdı , başlığı çok tasvip etmiyorum ama, yazısında annesi ölen bir tiyatrocunun sanat kutsal diyerek anne acısını bastırıp sahne almasını eleştirmesi bu eleştiride de sanatçı da olsa bir insan ,öncelikle insan olması gerektiğini savunması. Kesinlikle doğru..Çünkü bir sanatçı ilk önce insan,daha sonra iyi bir evlat, eş vs. olması gerekiyor. Ne demek ben babam öldü ama yarısı gün  sahneye çıktım. Bu tiyatrocu utanmadan övünerek söylüyor,çok iyi iş yapmış sanatını icra etmiş. Kusura bakmasın böyle bir zihniyete sahip kişi ne sanatçıdır,ne yaptığı sanattır. En kötüsü ise seyircileri kandırmıştır. Çünkü karşımda babası ölen bir şahıs, bana tiyatro oynayacak babasının matemini tutması gerekirken ben de ona alkış tutarak alet olacağım. Lütfen biz seyirciler bu kadar ruhsuzmuyuz, 1 ay sonra sahne alsa ona mı kırılacağız..
Tiyatrocu ve artistler tabii ki her rolü oynasınlar(gaddar,iyi niyetli,korkutucu,şefkatli vs.) ona sözümüz yok. Ama Yeşilçamda bazı roller vardı ki  artık o sanatçı ile özdeşleşmişti. Mesela ben Kemal Sunal hayranı olarak onu o saf halinde görmeyi, bazısı Hülya Koçyiğidi hanım hanım zarif halini bazısı da  Kadir İnanırı delikanlı halini gibi. Biz evet bu karakterlerle büyüdük. Bir bakıyorsunuz Yeşilçamın erkeği,sert erkeği Kadir İnanır kadın rolüne giriyor.Kadınların korkulu rüyası Nuri Alço dindar bir adam rolünde ve benzerleri. Kusura bakmasınlar ama reyting için ben Kadir inanırı bu rolde görmek istemem.. Siz istermisiniz, yoksa tutucumuyum çok?
   Kısacası biz sanatçılardan ilk olarak kendileri olsun istiyoruz. Dürüst, kişilikli ve ahlaklı olsunlar. Vücutlarını bizle paylaşmasınlar, bizi de şehvet düşkünü statüsüne koymasınlar. Bir siyasi görüş  şu an prim yapar düşüncesi ile o liderin arkasından koşmasınlar, dikkat çekmek için saç sakal bırakmasınlar, kameralarla Eyüp Sultana ve hayır işlerine gitmesinler. Genç kızları ve genç erkekleri cazibelerini kullanarak hayranları haline getirmesinler. Yazacak çok şey var ama kısaca bunları yapmayacaklarsa lütfen başka bir iş yapsınlar!!...

1 yorum: