23 Eylül 2010 Perşembe

SAFRANBOLU

 Ankaraya 200 km , İstanbula 380 km mesafe uzaklıktaki SAFRANBOLU bilindiği üzere tarihi evleri, lokumu ve ismini aldığı Safran bitkisi ile meşhur bir kentimizdir.

 Osmanlının bize miras bıraktığı şehirlerden biri olan Safranbolu Türk İslam motiflerini bize sunmakla kalmamış, bu süreçte burada yaşayan gayri müslümlerin anılarını ve birikimlerini de bizimle paylaşmıştır. Safranbolu ; Anadolu insanının tüm hünerlerini ortaya koyduğu, yaşam mücadelesini yansıttığı, kültürlerini nakşettiği, kendi halinde ve hala gizemini koruyan bir şehirdir.

Safranbolunun merkezine ulaştığınızda sizi  onlarca ev ihtişamıyla karşılamaktadır. Sokaklar eski taşlarla süslenmiş, Camiler manevi atmosferin ateşi ile ve aynı zamanda huzur mekanları olarak yerini almıştır. Çok eskilerden kalan bir han olan Cinci Hanı sanki yeni konuklarını beklemektedir. Çarşı merkezdeki arasta dükkanları sizleri uzaklara götürecektir. 

Safranbolu' yu gezmek belki bir gününüzü alacaktır,  ancak ömür boyu hafızanızın  kazınmasına sebep olacaktır..Niye mi?


Bu sorunun cevabını zaman tüneline beraber giderek bulmayı istemezmisiniz?

Safranbolu kenti bu yaşamı her cadde ve sokağında bize anlatmaktadır. Şehrin göstergesi olan evler bu yaşam sürecinde ilk durağımız olmaktadır. Safranbolu evleri inşa olurken zamanın modern ve teknik anlayışı, aynı zamanda sanatsal ve görsel özelliklere göre tasarlanmıştır. Evlerin yapıldığı mekan ve zemin şu an bile dikkate alınmayan deprem olgusuna göre seçilmiştir. Evin sağlamlığı, bakış açısı güneş durumu ve konumu iyi düşünülmüş, içerisi de insan ruhuna hitapen mimarize edilmiştir. Mahalle de yapılan evler başka bir evin güneş almasını engellemeyecek konumdadır. Osmanlıdaki adalet ve insan haklarının yaşam boyutundaki göstergesidir bu durum. Evlerin dış mimarisi göze hoş, iç mimarisi kullanışlı ve ev halkının  rahatlatıcı tarzdadır. Bazı evlerde  havuz bulunması, su sesinin müzikal bir ziyafete dönüşmesini sağlamaktadır.

Odaların geniş, her odanın ihtiyaçlara göre dizaynı inanılmazdır. Evlerin kapılarında erkek ve bayanı temsil eden iki ayrı tokmak bulunmaktadır. Dışarıdan gelen bir insan erkek ise erkek tokmağını, bayansa bayan tokmağını tıklar, böylece ev halkı ona göre kendilerini ayarlar. Evde bayanların daralmamaları için pencerelerin sayısı  çok ve kullanışlıdır. Safranbolu ev halkı  büyük aileden oluşmaktadır. Evli  çocuklar ve eşleri ve de torunlar bu evi ortak kullanmaktadır. Bir kaç kuşağın birlikte yaşadığı bu evde  büyüklere hürmet ve saygı  inanılmaz boyuttadır. Dayanışma , sevgi ve hoşgörü aile fertlerini  birbirine kenetlemektedir. Şu an karı koca ve bir çocuktan oluşan ailemiz  maddi anlamda her şeye ulaşmış olmamıza rağmen  koskoca evlere sığamamakta ve de bir çoğumuz boşanmaktayız. Evet Safranbolu aile yapısını araştıralım ve örnek alalım bu kadar insan bu evlerde nasıl mutlu yaşamış bize bu geleceği hazırlamış düşünmek lazım.

Safranbolu daki yaşam öyküsü evlerde olduğu gibi sokaklarda ve iş yerlerindede entersandır. Çarşı diye tabir edilen kent merkezinde  dükkanların planlarını  ve yerleşimini incelerseniz şaşıp kalmamanız mümkün değildir.  Çünkü çarşı kesimindeki dükkanların yukarıdan aşağıya dizilimi şöyledir; Altta tabakhaneler, demirciler, ayakkabıcılar, semerciler daha üste el işleri, şekerlemeciler. Yani biraz daha çalışma koşulları pis olan dükkanlar rahatsızlık vermesin diye aşağıda bulunmaktadır. Gerçekten insan hakkını kaale alarak ve modernize edilerek tasarlanmış şehircilik bu olsa gerek değilmi?
 
 Safranbolu da ticaret ve iş ahlakı ise bu yüzyılımıza  ders verecek niteliktedir. Zamanın kalfaların usta belgesi alabilmesi gerçekten zormuş. Anlatılanlara göre eski Safranboluda usta olmak isteyen bir çırak  ilk olarak kişilk ve dürüstlük açısından değerlendiriliyor, haram  kazanca meyili olanlar bu mesleğe layık görülmüyorlar. Belgeyi veren  heyet  o meslek grubuna ait 3-5 kişiden oluşuyor. Bu heyette Rum ustalarda mevcut olup onların kararıda diğer heyet üyeleri ile eşdeğer oluyor. Burada amaç gençlerin mesleklerini çok iyi yapmaları ve topluma hizmet etmeleridir. Aynı zamanda ahlaki ve kişlikli olmaları önceliklidir. Esnaf dayanışma içerisindedir ancak içlerinde çürük varsa ilk olarak kendileri ayıklamaktadır. Biz ise referans verecek usta bulabiliyormuyuz şu an?

Yıllarca farklı mezhepten insanların bir yaşadığı, adaletin, insanlığın , saygının ve hoşgörünün merkezi olan bu kent gerçekten korunması gereken bir müze niteliğindedir. Bu müzeye sahip çıkalım, kıymetini bilelim. Bazılarının eleştirdiği Osmanlıdan kalan miraslarla hayatımızı devam ediyoruz.  Toplum olarak üretmeyi bilmiyoruz en azından tüketmeyi bilelim.

Kısaca bahsedilen bir yaşam öyküsünün anılarını yaşamak, eski Safranbolu kaldırımlarında tarihin tozunu koklamak istiyorsanız, geleceğe ait endişelerinizi geçmişin güzellikleri ile gidermek istiyorsanız Safranbolu sizi bekliyor.

Kendinizi kaybetme korkusunu yaşamak yerine benliğinize ulaşmak istiyorsanız, imkansız hayalleri kurmak yerine öz geçmişinize dönmek istiyorsanız Safranbolu sizi bekliyor.

Eşinizle, çocuğunuzla geçinemiyor sahip olunanları paylaşamıyorsanız, Farklı din, ırk ve dil de olup her şeyini paylaşanları tanımak istiyorsanız  Safranbolu sizi bekliyor.

Özellikle büyük kentlerde kalabalıktan kaçmak yerine,  burada sokaklarda insanlarla kucaklaşmak istiyorsanız Safranbolu sizi bekliyor.

Yaşama arkanızı çevirip küsmek yerine, bir nefesin kıymetini bilircesine hayata tutunmak  istiyorsanız Safranbolu sizi bekliyor.

Hayatın yükünü hafifletmek için bağırmak, haykırmak yerine, kendinizi dindirerek sukunetle barışmak istiyorsanız Safranbolu sizi bekliyor.

Bekleyeni bekletmemek dileklerimle ....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder