29 Eylül 2010 Çarşamba

SİGARA BİZİ BIRAKMADAN BİZ ONU BIRAKALIM

Sigara herkesin  bildiği üzere  sağlığımızı tehdit eden, maddi anlamda bütçemizi zorlayan madde bağımlılığıdır. Her ne kadar uyuşturucuya ve içkiye göre daha hafif görünse de bu hoş olmayan salgın artık Türk toplumunun bir yarası haline gelmiştir.

Ne yazık ki işçisinden  patronuna, öğrencisinden öğretmenine, politikacısından sanatçısına, doktorundan din adamına kadar her meslekten insanın bağımlılığı vardır. Kusura bakmasınlar ama sigara içen insanları anlayamıyorum, böyle basit bir davranışa nasıl mahkum oluyorlar. Allahın bize verdiği vücudu bu şekilde  kötüye kullanmaya kimin hakkı var. Doktor olan insanlar bu illetin zararını herkesden daha fazla biliyorlar peki onlar niye içiyor?
Öğretmenler okulda kendilerini örnek alacak çocuklara sigara olayını nasıl izah ediyorlar, anne ve baba çocuklarına sigara kötü bunu içmemen gerekli diyebilecekler mi? Hele dinimizin insanın her saniyesinin kıymetini ve sağlığa verdiği önemi anlatan imamlar sigara içmelerini nasıl anlatacaklar..Yok kardeşim bu toplumu eğitecek kişiler kusura bakmasınlar kendilerini bir değerlendirsinler bence. Yılda binlerce insanın ölümüne ve o kadarda insanın sakat kalmasına sebep olan sigaranın tüketilmemesi için devrede olması gereken bu  kişiler bunu yaparsa sonumuz ne olacak? Bu sebeple ilk olarak sigarayı kesinlikle bırakması gerekenler bu meslek grubuna ait kişlerdir. Çünkü bu kesim toplumun ve gençlerin örnek aldıkları kişilerdir.

Toplumdan gelen bir gelenek haline dönüşen sigara olayı daha çok çocuklar ve gençler için bir büyüme aşaması olarak algılanmaktadır. Özellikle erkek çocuklar sigara içmenin adam olmanın ilk adımı olarak bunu görmektedir. Lise talebeleri kıravatın ve gömleğin dağınık olması, çanta kullanmadan iki defterle ve de elinde sigarayla kendini toplumda ispat etmeye çalışmaktadır. Çünkü eğitim sistemi, aile eğitimi sıfır olduğu için çocuk kendini kanıtlayacağı  dayanaktan yoksundur.. Böyle oluncada  sigara başta olmak üzere, saç tipi, kısa etek, ruj, beden teşhiri, argo konuşma ve küfür kendini öne çıkarma boyutudur. Bu özellikler ve sigara içmek bir özgüven eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Özellikle bu aşamada sigara kullanımı sorumluluk ve dertten kaçmak için çoğu zaman sığınacak bir liman haline gelmiştir. Az bir zorlukta iradenin teslim olduğu aşamadır.
Üzüldüğüm taraf ise insanın sigaraya başlama yaşında zaaflarını kabul etmemize rağmen bırakma yaşındaki pişkinliğidir. Yani çevremde görüyorum içen insanlar bırakmak için hiç bir gayret göstermiyorlar. Bunun da sebebi gerçekten bırakmak istemiyorlar. Çünkü bırakmak için bir sebep olması gerekiyor, o da onlara inandırıcı gelmiyor. Bu inandırıcı sebep Allah korusun sağlık anlamında korkunç bir boyuta geldiğinde bırakmanın zaten faydası olmamaktadır. Sigarayı bırakmak için çok iyi karar vermeli ve o karardan kesinlikle dönülmemelidir. Lütfen sigarayı bırakmak için kendinize bir sebep bulun, bulamadıysanız size yardımcı oluyum;

Yaradılışımızın şükürü ve sorumluluğu açısından bize emanet edilen vücudu korumakla görevli olup, verilen bu vücudun hesabının da sorulacağı ahiret dünyasını düşünerek daha dikkatli olmak , hayatımızı sağlıklı devam ettirmek işimizden daha verim alabilmek, eşimiz ve çocuklarımız, anne, baba, kardeşlerimizle daha uzun bir ömür geçirmek,  bizleri kötü örnek alacak her çocuğun mesuliyetini taşımamak , bakmakla yükümlü olduğumuz kişilerin içilen her durmanda hakkının bulunduğunu da varsayaraktan sigarayı bırakmalıyız .

Sigara bizi bırakmadan biz onu bırakmak dileklerimle.

1 yorum:

  1. güzel diyosunda babacığım üstad necip fazıl bile ne demiş sigara için benim için yanan bir tek o var demiş..vallahi ben demedim üstad dedi..

    YanıtlaSil