15 Ekim 2010 Cuma

ÇANAKKALE ŞEHİDLİĞİNİ ZİYARET TURİSTİKTEN ÖTE OLMALI!!!!


Bilgisayarımda resim arşivini karıştırırken Çanakkale resimlerimi görünce duygularımı sizinle paylaşmak istedim..

Yıl 2000 ve ben askere gitmek üzereyim.  Askerlik başvurumu yaptım ve sonucu bekliyorum heyacanla.  Neyse sonuç açıklanıyor, ’’er (kısa dönem) ‘’yazısını görüyorum ve yer olarak da  Çanakkale olduğunu öğreniyorum. Er olarak yapıp bir an önce işime dönerim düşüncesiyle sevinmekle birlikte Çanakkalenin uzak oluşuna üzülüyorum. Ancak hiç görmediğim bir il olduğu için de yeni bir yer  göreceğim diye teselli buluyorum.

Gün geliyor birliğime (Çanakkale) teslim oluyorum. Askerliğimin 45 günlük acemilik  süreci başlıyor günler
birbirini kovalıyor ve bir gün diyorlar ki yarın  Çanakkale Şehitliğine gidilecek. Bu habere  seviniyoruz, belki de bir daha yolumuz buralara düşmeyeceği için bu vesile ile de buraları gezeriz diye düşünüyoruz. Annemin dedesi de Çanakkale şehidi olmakla beraber Şehidliğe gelene kadar Çanakkale savaşı hakkında herkezin bildiği tarihi bilgilerden başka çok farklı bir bilgiye sahip olmadığımı da belirtmek isterim.

Ve yarın bölük olarak şehitliğe ulaşıyoruz. Bizi orada eski bir tarih öğretmeni olan rehberimiz karşılıyor.  Rehberimiz gittiğimiz her anıt, her taşın bize neler ifade ettiğini bir bir anlatmaya başlıyor. Seyid Onbaşının 215 kg top mermisini nasıl kaldırıp düşman gemisine attığını, Yozgatlı Kınalı Hasan’ın saçlarına annesinin vatana kurban olsun diye kına yakma hikayesini, Atatürk'ün ve diğer silah arkadaşlarının kahramanca savunmalarını ve daha bir çok ibret verici kahramanlıkları dikkatle ve heyecanla dinliyoruz.. Gezdikçe , hepimizin tüyleri diken diken oluyor. Belki bizimde o an  askerlik yapmamız ve de askeri kıyafette bulunmamız savaşın ciddiyeti ve kahramanlıkları daha iyi kavramamıza sebep oluyor.

Sıra şehit listelerinin olduğu kısıma geliyor hepimiz merakla memleketimden kimler var heyacanı ile yazıları okuyoruz. Safranbolu’lu şehit listeleri beni daha da etkilemeye başlıyor.
(Kayıtlı Safranbolu ilçesine ait şehid sayımız 319 ). Ben büyük dedemin ismini  göremiyorum ancak o an farklı duygular yaşamaya başlıyorum, tabiiki diğer arkadaşlarda. Çoğumuz hüzünlü ve mahsunlaşıyoruz, herkezde bir düşünceli haller ve hatta dalıp gitmeler.


Biraz önce bahsettiğim gibi Safranbolu’ lu şehitler bana daha farklı şeyler hissetmeme neden oluyor. Çünkü  aynı topraklarda büyüdüğümüz hemşehrilerim, bu vatan için Allah yolunda kendini feda etmişler ve bize büyük bir onur ve gurur bırakmışlar. Yanlış anlaşılmasın  , memleketçilik olarak algılanmasın Kars’tan, Urfa’dan, Aydın'dan, hatta Halep'ten olan binlerce  şehit gözümüzde farklı değil,  Ancak kendi topraklarımızın  insanları Çanakkaleye giderken, topraklarını, eşlerini, çocuklarını her şeylerini  bırakarak gitmişler. O topraklarda büyüyen biz sonraki nesiller bu hemşehrilerimizin mirasına ne derece sahip çıktık, Onların bize bıraktığı şan ve şerefi ne kadar üstlenebildik?  Bu sebeple şehit ailesinden biri olarak yaşantım ecdada yakışır mı diye de sormadan da edemiyorum kendime?

Evet Çanakkale şehidleri niye kendilerini korkusuzca feda ettiler? Şu an Çanakkaleyi gezip görseler bu kadar kanın aktığı bu topraklarda her adım başı içkili mekanları görseler, Namusları için can verdikleri memleketin namus anlayışının çivisinin çıktığını görseler, düşman askerini yaralı halde olduğu için siperine teslim eden o anlayıştan, şu an komşusunun malına ve ırzına tecavüz edebilecek bir zihniyeti görseler , Vatan için savaş yıllarında bir lokma ekmeğinin dışında malını orduya bağışlayan bir ümmetin şu an devlet malını nasıl hortumlayabilirim diyen torunlarını görseler,

Askere gitmek için yaşını büyük göstermeye çalışan bu şehidlerimiz şu an askerden kaçmak için neler yapmaya çalışan nesillerini görseler ne derler ?

Son yıllarda gençlik az da olsa bilinçlenmeye başladı. Ziyaretler daha da artış gösterdi. İnşallah herkes oralara gitmeli, gitmek istemeli. Sırf hatırama bir iki fotoğraf koyabilecek anı olsun diye değil, ecdada olan borcunu öğrenmek için gitmeli. Şehidlerin kanının aktığı topraklara ayak basmadan bu toprakların bedelini anlayarak gitmeli. Ecdadımızın emanetlerine yakışan bir hayat tarzını yaşayarak gitmeli. Bu duygularla bize ilk defa şehitliği gezme heyacanını yaşatan komutanlarımızı saygıyla anmak istiyorum. Onların vesilesi ile gördüğüm ve anladığım bu yerleri daha sonra bir kaç defa daha ziyaret ederek her defasında bu duyguları tekrar yaşadım. Şehidlerimize Allah Rahmet Eylesin diyerek

Çanakkaleyi yaşayarak ziyaret etmenizi diliyorum.

4 yorum:

  1. çok beğendim..çok güzel ifade etmişsin..kalemine sağlık..

    YanıtlaSil
  2. canım babam benide götür oraya gezmeye olur mu?

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, ilk ziyaretim bu ve izlemeye aldim. Guzel paylaimlarda bulusmak dilegi ile.

    YanıtlaSil