1 Ekim 2010 Cuma

FİLİSTİNDE ÇOCUK VE KADIN OLMAK

Oyuncakdan bahsetseniz nedir diye yüzünüze bakar, şeker deseniz nasıl bir şey diye düşünür. Ayak parmaklarının bir kısmının dışarıda olduğu lastik ayakkabı ile, kir pas içinde elinde ufak bir ekmek parçası size öyle içten bakar  ki. Bahsettiğim küçük çocuk Filistinli çocuklardan herhangi bir tanesinden başkası değilki. Binlercesi gibi tarihin bütün yükünü üstünde taşımaktaydı. Bilmediği ve hiç görmediği güzelliklerin farkında olmadığı bir yaşamın sadece küçük bir figüranıydı. Onun için yemek; annesinin yaptığı çorba, fırından alınan bir lokma ekmek, zaman zaman içtiği süt ve de bir kaç meyve. Oyun dediği bir kaç çocuğun kovalamacısı, belki havada uçan helikopter  gürültüsü. Zaten fazla bir şey ne istiyorlardı ne de biliyorlardı. Annesi ve bir kaç kardeşi onun herşeyi idi. Taki zalimlerin attığı bombalara
 kadar. O bombalar Filistini yıkan bombalardı..O bombalar çaresizliğin belgeleri idi. Küçük kardeşinin cansız yatan bedeninin sebebi olan bombalardı. Ağlıyordu, kardeşi konuşmuyordu onunla, zaten yüzü yaralanmış kan sızıyordu, anlamıştı, korkmuştu bir şeyler olmuş..Biraz önce oynadığı,en küçük kardeşi ona cevap vermiyordu. Annesi yerden yere atıyordu kendisini, diğer kardeşi  sürüne sürüne ona doğru geliyordu. Evleri yıkılmıştı, alevler yükseliyordu. Patlama seslerine siren sesi karışmış anlamaya çalışıyordu olup biteni..Annesi o an kucaklayıverdi bir çırpıda kendisini ve de bir adım ötede diğer kardeşini. Koşuyordu sığınacak bir yer arıyordu..Bulduğu bir duvar kenarına çömeldi, kapandı iki yavrusunun üstüne, o an yerde yatan şehid olan diğer yavrusuna ilişti gözleri. Yüreği öyle parçalanmıştı sanki ateşte yanıyordu, ancak o an bağrına bastığı diğer yavrularını düşündü, çaresizlik bu olsa gerekti. Zaten Filistinde kadın olmak ne zordu. Sahipsiz, yalnız, aç ,susuz ve de dul.olmak.Zordu yavrulara ana, baba olmak,  karanlık evde yaşamak...Ancak o hiç bir zaman Allah'tan ümidini kesmezdi, şu an olduğu gibi. Karışmıştı duyguları sımsıkı sarılmıştı diğer yavrularına .     

  Bu mısralar şu an Filistinde yaşanan belki artık normal kabul edilebilen bir yaşam öyküsü. Söylenilecek tek bir şey var. Biz onlara mı acıyalım, bu zulme dur diyemeyen ve bunun hesabını verecek biz Müslümanlara mı acıyalım...En azından derim ki onlara dua ederken kendimizin bağışlanması için daha çok dua edelim..Çünkü onlar şehit ya biz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder