28 Ekim 2010 Perşembe

BLOĞUNUZUN ÇOK MU OKUNMASINI İSTİYORSUNUZ?

Biz blokçular ne için blok açtık? Çok fazla blogları takip edememekle beraber izlenim sonucunda şunları tespit ettim. Bazıları haberleri aktarıyor,bazıları şiirleri, bazıları kendi yaşam ve etrafını anlatıyor, bazıları siyasi düşüncelerini, bazıları sosyal hobilerini paylaşıyor, bazıları bebeklerinin büyüme sürecini, bazıları yemekleri, bazıları bilimle alakalı gelişmeleri paylaşıyor.bazıları, bazıları., bazıları...

26 Ekim 2010 Salı

GELENEKSEL PİLAV GÜNLERİNDE KURU FASULYE'DE VARMIDIR?

Pilav günlerini hep merak etmişimdir. Genelde ünlü lise ve kolej mezunlarının bir araya geldiği genelde yılda bir defa yapılan bu etkinlikler belli bir süre görüşemeyen kişilerin hasretini ortadan kaldıran sosyal faaliyet olarak bilinir.. Bazı ilçe ve il hemşehri dernekleride son zamanlarda pilav günlerinde buluşmaktadırlar. Amacı eski dostlukları devam ettirmek olan bu organizasyonlara hiç katılmadığım için gerçekten bazı şeyleri merak etmiyor değilim..Gerçekten bu pilav günlerinde

24 Ekim 2010 Pazar

KAPLUMBAĞALAR NEDEN UZUN SÜRE YAŞAR:))??

Geçenlerde televizyonda haberleri izlerken hem faydalı hemde esprili bir haber izledim. Haberin konusu motorsiklet kazaları ve özellikle bu kazalarda motorsiklet sürücülerinin kask ve koruyucu kıyafet takmaması ve bu sebeple ölüm oranlarının ve sakat kalmalarının artması idi. Bu sebeple polisler aydınlatıcı bilgi vermek ve denetim yapmak üzere motorsiklet sürücülerini uyarıp ceza kesiyorlardı. Buraya kadar he şey normal diyeceksiniz ancak polis memurunun kasksız sürücü ile aralarında geçen tatlı sohbet güzel bir enstantene meydana getirdi
---Polis memuru kasksız sürücüye soruyor..

20 Ekim 2010 Çarşamba

BABALAR DİKKAT!!! ÇOCUĞUMUZ BÜYÜYOR

Allah nasip ediyor bir bakmışsınız baba olmuşsunuz. Ufacık , tefecik bir bebek sizin canınız oluvermiş bir anda hayatınız değişivermiş..Genelde çocuğun bez bağlama , kıyafetini değiştirme ,banyo vs anneler ilgilendiği için  bir baba olarak genelde gözlemci ve yardımcı konumunda oluyoruz. Bebek 1 -2 aylık civarında oluyor baba olarak onu taşıma, yıkamada yardımcı, arada pişpişleme, beşiğini

15 Ekim 2010 Cuma

ÇANAKKALE ŞEHİDLİĞİNİ ZİYARET TURİSTİKTEN ÖTE OLMALI!!!!


Bilgisayarımda resim arşivini karıştırırken Çanakkale resimlerimi görünce duygularımı sizinle paylaşmak istedim..

Yıl 2000 ve ben askere gitmek üzereyim.  Askerlik başvurumu yaptım ve sonucu bekliyorum heyacanla.  Neyse sonuç açıklanıyor, ’’er (kısa dönem) ‘’yazısını görüyorum ve yer olarak da  Çanakkale olduğunu öğreniyorum. Er olarak yapıp bir an önce işime dönerim düşüncesiyle sevinmekle birlikte Çanakkalenin uzak oluşuna üzülüyorum. Ancak hiç görmediğim bir il olduğu için de yeni bir yer  göreceğim diye teselli buluyorum.

Gün geliyor birliğime (Çanakkale) teslim oluyorum. Askerliğimin 45 günlük acemilik  süreci başlıyor günler

12 Ekim 2010 Salı

GERÇEK ÜÇ HATIRA

İstanbulda Prof olan hocamız  bir gün Ankaraya geliyor ve Dikmende bir adrese gitmek için dolmuşa biniyor. Dolmuş kalabalık olduğu için ayakta seyahat etmesi gerekiyor. Neyse bu arada bir kaç kişi dolmuşçuya para uzatırken bir keklik alırmısın,iki keklik uzatırmısın gibi terimleri kullanırken hocada bir keklik diye parasını uzatıyor. Neyse artık dolmuş son duraklara doğru ilerken  yolcu sayısı azalıyor ve koltukların çoğu boşalıyor. Bu arada dolmuş şoförü aynaya bakıp, oturabilirsiniz diye hocayı uyarıyor. Hoca yok yok ben Keklik,şoför tekrar beyfendi oturabilirsiniz diye ikaz ediyor.

9 Ekim 2010 Cumartesi

LAFA GELİNCE ERKEK, ONA OSMANLI TOKADI GEREK

Bilmiyorum belki çoğu erkek bu söylediklerime kızabilir, bir çok bayan da sana neki  biz, bu erkeklerden hoşlanıyoruz da diyebilirler. Ancak içimdekileri söylemeden de edemiyorum. 
  
Evlenecek arkadaşlara, nasıl bir bayanla evlenmek istiyorsunuz diye sorduğumuzda ilk şart çalışan bayan olsun diyorlar. Dinimizde ve bizim Türk geleneklerinde evi geçindirme erkeğin sorumluluğundadır. Hatta erkek, anne, baba ve diğer yakınlara kol kanat germek durumundadır. Ancak bu devirde erkekler baştan pes ediyor ve eşlerinin üstüne hayatı ilk dakikadan yıkmak istiyorlar. Hele hele hayat artık müşterek kavramının acizliğinin arkasına sığınma cesaretini gösteriyorlar. Bayanların çalışma isteği, ve ya erkeğin eşine çalışma izni vermesine bir

7 Ekim 2010 Perşembe

KENAN SOFUOĞLULU BİLİNMEYEN KULÜP DİYANETSPOR

Haberi ntvmsnbc.com'dan aldım.Link aşağıda

Bilinmeyen kulüp, Diyanetspor
Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olan Diyanet Gençlik Spor Kulübü pek bilinmese de Kenan Sofuoğlu, Şeyma Tuncer gibi başarılı sporcuları bünyesinde barındıran bir kulüp.
ntvmsnbc
Güncelleme: 14:37 TSİ 07 Ekim. 2010 Perşembe
İSTANBUL - Dünya Süpersport Şampiyonu Kenan Sofuoğlu, Avrupa Tekvando Şampiyonu

HER BAŞARILI ERKEĞİN ARKASINDA BİR KADIN VARDIR!!!!!

  Kesinlikle doğru ben de bir erkek olarak bu söze  katılıyorum. Türk toplumunda erkeklerin başarılarının sırrı   arkalarında yer alan bayanlarda aranmalıdır.
 1-) Ön koşul erkek daha çok para kazanmalı evi geçindirmelidir. Evin ihtiyaçları çoktur. Hele hele hanımlarının küçük ama azcık ? Pahalı istekleri sebebi ile erkekler biraz daha çok ve azimle çalışmaktadırlar. Bu çalışma onların iş tecrübelerini ve iş alanında başarılarını muhakkak artıracaktır.
2-)Özellikle  küçük illerde ve ya küçük semtlerde aileler hep birlikte ve komşular iç içe yaşamaktadır. Samimi bir komşuluk olmasına rağmen zaman zaman küçük çocuklar yüzünden bile kavgalar çıkar. Hele bu kavgalara evin hanımı ve beyi de dahil olursa  iyice bir cümbüşe dönüşecektir.  Kavgada erkekler asker, kadınlar komutan edasında

6 Ekim 2010 Çarşamba

DEPREMİ ÖNCEDEN TAHMİN EDEBİLECEKMİYİZ?

  Meslektaşım Sayın Ahmet Ercan’ın net adresinden aldığım bir yazı.

DEPREMİ ÖNCEDEN BİLMEDE BÜYÜK UMUT!
Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN
GNFE-Global Network For Earthquake Forcastings Turkey Director
Ülkeler Deprem Kestirme Ağı Türkiye Başkanı
İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Bölümü
Jeofizik Mühendisleri yıllardır depremlerin önceden bilinmesi(kestirme) üzerine yoğun olarak tüm ülkelerde çalışmaktadır. Sanırım sonuca çok yaklaştık. GNFE olarak son yaptığımız bilimsel araştırmalara göre, depremden 3 ile 5 gün önce depremin patlayacağı ocakta, aşırı bir gerginlik birikmesi sonucu, “gerginlik

5 Ekim 2010 Salı

ESKİ FENERBAHÇE KALECİSİ YAŞARIN SOLUKSUZ OKUYACAĞINIZ HATIRALARI

 KALECİ YAŞARDAN BOMBA HATIRALAR

Milli Takım ve Fenerbahçe'nin unutulmaz kalecisi 'kova' lakaplı Yaşar Duran fıkralara konu olacak anılarını anlattı.

-Hem Fenerbahçe’nin hem de Milli Takımın kaleciliğini yaptınız, çok iyi bir kaleci olmanız gerekmez mi oysa size ‘kova’ lakabı takılmıştı, bu tezatı nasıl açıklıyorsunuz?

“Ben zaten çok iyi bir kaleciydim ama o zamanlar senede bir iki milli maç oynardık, Türkiye ile kimse maç yapmak istemezdi oynadığımız zamanda hep yenilirdik, takım yenilince de suçlu her zaman kaleci olur, Fenerbahçe’ye gelince, benim oynadığım dönemde iki kez lig şampiyonu olduk, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Başbakanlık Kupası, Donanma Kupası, Türkiye Kupası, TSYD Kupası ne kadar kupa varsa hepsini aldık. Hani kötü kaleciydim kötü kaleci olsam bu kadar kupayı alan takımın kalesini bana verirler miydi?”

GERÇEK PAYI OLAN FIKRALAR

PROFESÖRÜN ÇILDIRDIĞI AN
Olay bir üniveristede prof ve öğrencisi arasında geçer.Öğrenci yemekhanede boş yer bulamadığı için profesörün yanına oturur .Profesör bu drumu kabullenemez ve öğrenciye
-Öküzlerle kuşlar aynı masada oturamaz der
Öğrenci hiç bozuntuya vermeden
-ozaman ben uçayım diyerek kalkar. Profesör bu durumu içine sindiremeyince öğrencinin sınavdan kalması için elinden geleni yapar fakat öğrenci soruları eksiksiz cevaplandırır. Bunun üzerine profesör öğrenciye sana bi soru soracağım der

1 Ekim 2010 Cuma

FİLİSTİNDE ÇOCUK VE KADIN OLMAK

Oyuncakdan bahsetseniz nedir diye yüzünüze bakar, şeker deseniz nasıl bir şey diye düşünür. Ayak parmaklarının bir kısmının dışarıda olduğu lastik ayakkabı ile, kir pas içinde elinde ufak bir ekmek parçası size öyle içten bakar  ki. Bahsettiğim küçük çocuk Filistinli çocuklardan herhangi bir tanesinden başkası değilki. Binlercesi gibi tarihin bütün yükünü üstünde taşımaktaydı. Bilmediği ve hiç görmediği güzelliklerin farkında olmadığı bir yaşamın sadece küçük bir figüranıydı. Onun için yemek; annesinin yaptığı çorba, fırından alınan bir lokma ekmek, zaman zaman içtiği süt ve de bir kaç meyve. Oyun dediği bir kaç çocuğun kovalamacısı, belki havada uçan helikopter  gürültüsü. Zaten fazla bir şey ne istiyorlardı ne de biliyorlardı. Annesi ve bir kaç kardeşi onun herşeyi idi. Taki zalimlerin attığı bombalara

ALKIŞLAR KARABÜKSPORUMUZA

Karabükspor bu akşam gerçekten tarih yazdı, bunu skor için söylemiyorum. Bu akşam maçı izleme şansım oldu. İnanılmaz bir Karabükspor izledik. Çoğu zaman maçın tek hakimi  olup, Galatasarayın çaresizliğini izledik. Maçın penaltısı, yanlış bir karardı. Ancak Karabükspor takım olduğunu bir kez daha gösterdi. Verilen paslar, ara koşular, sabırla top çevirme girişimleri mükemmeldi. Üst üste hatasız paslar ve önemlisi rakibden ziyade kendi oyununu oynayabilmesi Karabüksporun bu ligde çok güzel işler yapacağını gösterdi. Hele bazı futbolcular pas almadan nereye vereceğini