28 Kasım 2010 Pazar

ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR, ÇOK BASİT OLMAYA MI BAŞLADI?

Çok Güzel Hareketler Bunlar ekibinin beş veya altı kişisi dışında diğerlerinde yetenek anlamında sıkıntıları var gibi düşünüyorum. Hal böyle olunca herkez gibi izlenmek isteyen bu ekip,  skeç yazarken çarpıcı ve dikkat çekici olayları biraz daha dozu aşarak edep dışı tarzda işlemeye başladı. Ancak daha da reyting için genelde yaşam ve insan ilişkilerine yönelik skeçlerini daha çok belaltı diye tabir edilen düşünce tarzı fikirlerle destekli şekilde sunmaya başladı. Bazen, Türkiyenin %5 nin bile yaşantısı olamayacak bir ahlak dışı ilişkiler bile sanki Türkiyede yaşanıyormuş gibi ele alınabiliyor ve işin tuhafı da oradaki seyirciler her şeye alkış patlatıyor.
Zaman zaman  bayağı  ve basit espriler bile genelde utanılmadan seyirciler tarafından alkışlanıyor. Bu daha da düşündürücü. Hiç mi eleme kriterimiz yok?

26 Kasım 2010 Cuma

NİYE Mİ ASİL MİLLETİZ?

     

 Allah’dan korkarız  geçmişimizde yoktur hiç bir  namertliğimiz
 Şükürler olsun atalarımızın mirasıdır bize şan, şeref  ve mertliğimiz
 Tarih şahid, zalimin karşısında korkusuzca başkaldırmış asil milletiz
 Hak’kın huzurunda  titrer,  boynumuz kıldan ince  her zaman eğiliriz

 Bakmayın hala soykırımla suçlarlar bizi bazı kahpeler
 Öyle kuduruk ki  saldırganlar, hafif kalır yanında köpekler
 Batılı, Doğulu, Şuralı,Buralı diyerek  fitne, fesat tertipler
 Bilmezlerki  bu toprakta  yatar her memleketten şehidler


25 Kasım 2010 Perşembe

ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN, DARISI ÖĞRENCİLER GÜNÜNE



Sevgililer günü, Anneler günü, Babalar Günü Öğretmenler Günü, Mahalledeki kadınlar  günü.Herkesin günü var öğrencilerin niye bir özel günü yok? Zaten son yılarda artan dershanecilik ve etüd eğitim sistemi sayesinde boş zamanlarını spor, eğlenme, gezme, hobi edinme ve geliştirmeye ayırması gereken öğrenciler iyiden iyiye dersmanyağı oldu.

23 Kasım 2010 Salı

ÖKÜZÜN ÖNDE GİDENİNİ MERAK EDİYORMUSUNUZ? BİZ BULDUK

Son yıllarda hayvancılıkta gerileme, hayvan sayısında azalma olsa da buna zıt olarak etrafımızda öküzlerde artma tespit ettik. Bu kadar çeşit öküzlerin arasında tabiki en iyilerini seçmek bizim boynumuzun borcu oldu.
Çok ince eleyip sık dokuyarak seçtiğimiz ve hiç bir torpilin olmadığı şaibesiz bir ön elemenin sonucunda performanslarına güvendiğimiz The Best Of Öküz adaylarımızı açıklıyoruz.

22 Kasım 2010 Pazartesi

ERKEK ARKADAŞI OLAN LİSEDEKİ KIZLAR LÜTFEN KIZMASIN!!!


SAFRANBOLU FATİH ANADOLU LİSESİNDEN BİR FOTO
ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLERİNE TEŞEKKÜR EDİYORUZ
AMAÇ GENÇLİĞİN FOTO'DAKİ GİBİ OLMASI DİLEKLERİMİZLE

Etrafımızda şahit olduğumuz kadarı ile  liselerde ve ortaokullarda okuyan kız kardeşlerimizin bir çoğunun erkek arkadaşı mevcut olup, buradaki erkek arkadaş normal arkadaştan ileri dediğimiz  küçük çapta sevgili tabiri ile de tanımlanabilmektedir.
Anne ve babalar kıymetli kız çocuklarını  itina ile büyütmektedirler. Hatta onların okuması için insan üstü gayret sarfederek maddi ve manevi sıkıntılara katlanmaktadır. Amaç ahlaklı, ailesine ve yakınlarına saygılı, iyi bir eğitim alarak ilerde kendi ayakları üstünde durabilen fertler yetiştirmektir. Genelde kız çocuklarımız da ortaokul dönemine kadar  ailenin istediği gibi iyi bir aile kızı olarak büyümektedir. Peki  orataokul dönemine giriş, bir başka evrim olarak da tabir edebileceğimiz ergenlik çağına girildiğinde bir anda neler oluyor da aileler kızlarını tanınmaz halde buluyorlar.

20 Kasım 2010 Cumartesi

RTÜK'DEN İSTEKLERİMİZ

-Yaprak dökümü'nde Ali Rıza Bey konuşsun artık, içimiz gidiyor  dayanamıyoruz bu haline.

19 Kasım 2010 Cuma

KAYNANA-GELİN MEVZU DERİN BÖLÜM-2

''Kaynana Gelin Mevzu Derin''isimli  yazımın  ilk bölümünü birkaç cümleyle özetlemek istiyorum.

Şirin bir köyde aynı evde yaşayan gelin ve kaynana birbirine düşman olur, gelin kaynana'nın burnundan getirir. Ancak belli bir süre sonra kaynana vefat eder. İlk zamanlar çok üzülmeyen gelin, yavaş yavaş pişman olmaya başlar. Daha sonra oğluna kız istemeye gider ve o an kaynana olacağını düşünerek rahmetli kaynanasını hatırlar ve de kahrolur.
                                      
                      BÖLÜM-2

Gün geldi ve bizim gelin oğlunu evlendirdi. Artık bizim gelin  oldu yeni kaynana. Yeni kaynana kocası vefat ettiği için oğlu ve gelini ile beraber kalmak durumunda idi. Yeni gelinse gerçekten bayağı saftı.

Ancak gel zaman git zaman kolu komşunun çenesi durmuyor yavaş yavaş huzur bozuluyordu. Gelinin arkadaşları devamlı geline, belli bir süre geçtikten sonra kayna'nan gerçek yüzünü gösterir, kocan da karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmez diye söyleniyorlardı

Artık bizim iyi gelin, iyiden iyiye kafası karışmış olup, alsında sevdiği kaynana'sını sözde ailesinin mutluluğu için göndermesi gerektiğine inanır. Sabah akşam düşünür ve komşusundan akıl alır.

15 Kasım 2010 Pazartesi

KİM DEMİŞ SİGARA,ÇAY ve KAHVE ZARARLI DİYE?

Sigaranın Faydaları

Öncelikle sigara tiryakileri herkezden daha sorumluluk sahibidirler. Yanlarında paket ve çakmak eksik olmamaktadır. Ancak herhangi bir şekilde ateşi veya sigarası olmayan bir tiryakinin imdadına  diğer bir tiryaki yetişir. Sigaranın sayesinde toplumsal dayanışma , paylaşma  ve de empati duygularını geliştirirler.

13 Kasım 2010 Cumartesi

ÇOCUKLARDAN BAYRAM MESAJI; BOŞ GEÇMEYELİM LÜTFEN

İnsanlar bayram için günler öncesinden plan yaptılar, biletlerini aldılar, kurbanlıklarını ayarladılar, tatlı bir telaşla bu güne geldiler.Ya çocuklar!

Çocuklar bayrama aylar öncesinden hazırlandılar. Anne babalarına kıyafet aldırdılar, bayrama özel isteklerde bulundular. Hatta günler öncesinden düşlere daldılar, uyumadılar.
Bayramda ne yapacağım, kaç liram olacak, en çok yine babaannem mi para verecek, harçlıklarımla ne alacağım gibi düşüncelere dalıp gittiler.

11 Kasım 2010 Perşembe

ON YAŞINDAKİ ÇOCUK BANA İYİ AKŞAMLAR KOMŞUM DEDİ!

İnsan büyükşehirde yaşıyorsa ve de özellikle on-onbeş katlı binalarda ikamet ediyorsa farkında olmadan bazı paylaşımlardan uzak kalıyor. Neredeyse bir  mahallenin toplandığı bir apartman, çok kalabalık olmasına rağmen insanlar için yalnızlığada dönüşebilmektedir.  Belki farklı illerden, kültürlerden gelen insanların uyum sıkıntısı veya güven kaynaklı  olsada komşuluk ilşkileri bu kadar da zayıf olmamalıdır.

9 Kasım 2010 Salı

NEW YORK'TA BEŞ MİNARE'YE GİTTİM BİTLİS'TE BEŞ MİNARE ÇIKTI

Uzun zamandır sinemaya çok gitmemekle beraber Türk sinamasını az da olsa yakından takip ediyorum. Beni endişelendiren en büyük şey ne yazık ki sinema sever halkımız. Kusura bakmasınlar ama sadece sinemaya sosyal faaliyet veya değişik bir hafta sonu geçirme planı çerçevesinde bakılıyor.
Son zamanlarda çekilen filimler bunlara örnek olarak Recep İvedik, Arog, Gora, Yahşi Batı, Maskeli Beşler, Kutsal Damajana bu filmlerin hepsi de üç , beş milyon tiraja ulaşıyor. Gerçekten Türk Halkı Türk sinemasına aç ve de destek vermek istiyor. Bakıyorsunuz yabancı sinemaya çok rağbet yok.  Recep İvediği ben de izledim, ama bu filmde gülüyorsunuz ama ağlanacak halimize, ne ye mi gülüyoruz? Küfür, bel altı basit basit laflar.....Arog,Gora filmlerinin  reklamlarına bakıyorsunuz, pragmanlardaki bir kaç görüntüye  kanıyorsunuz..New Yorkta Beş Minare de beni hayal kırklığına uğrattı.

7 Kasım 2010 Pazar

MATEMATİK HOCASINI MAT EDEN ÖĞRENCİNİN HİKAYESİ

Matematik hocası yıl sonuna bir kaç hafta kala konuları bitirmişdir ve de öğrencilerin not yükseltebilmesi için ekstradan küçük bir yazılı yapmaya karar vermiştir. Yazılıyı ise biraz daha müfredat dışına çıkarak öğrencilerin soyut olarakda matematiğe bir şeyler katacağını inandığı için farklı bir tarzla yapmaya karar vermiştir.

5 Kasım 2010 Cuma

DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI


İki  arkadaş içti çayı, çay  şekersiz çıkmadı tadı, tadı kalmadı ortamın, ortam olmuş fırıldak dünya, fırıldak dünyanın çivisi çıkmış, çiviye basma olursun hasta, hasta adam içer çorba, çorbacıya vermezsen para, para için tekme yersin kıçına, tekmenin acısı hınçlandırır insanı, hınç almak istersin dışarda, dışarda patlarsın satıcıya, satıcıda tabiyki sana, sana bana derken çıkmış hadise, hadise çıkmış sahneye, ne alaka, dedik kel alaka, ya bu kellerde başka başka,  hele göbeklileri daha revaşta, göbek olmuş bir duba,  bizim Ali  çarpmış dubaya, Ali ne yapsın karısının elinde

4 Kasım 2010 Perşembe

BU ÇAĞA UYGUN KISA BİR DUA EDELİM


Zart zurt  korna çalanlardan, Ambulansla yarışanlardan, Ulu orta burun karıştıranlardan, Üstüne pislik bulaşanlardan, Uyuz gibi kaşınanlardan, Bir tuhaf kokuşanlardan, Habire konuşanlardan, Kaşı gözü bir oynayanlardan, Sözünde durmayıp kıvıranlardan, Fırsatçı kaypak uyanıklardan, Mevki için yalanandan, Kene gibi yapışandan, Menfaat için sırnaşandan, Edepsiz sarışınlardan, Laf atıp sataşanlardan

Koru Yarabbi


2 Kasım 2010 Salı

KAYNANA-GELİN MEVZU DERİN

Küçük bir kasabaya bağlı şirin bir köyde yaşayan ve aynı evde kalan  gelin ve kaynana öyle düşman olmuşlar ki birbirlerine, genelde o zamanlar hayır işleri birilerinin aracılığı ile olurmuş. Bu köydede meraklı Ayşe kadın, gelinle kaynanayı o tanıştırmış bir müddet önce.
Kaynana kendi kendine söylenir. Oh Ayşa, Ah Ayşa inşallah yanarsın ateşte. Hani  dedin ya; bülbülde yoktur dili, bu köyün en güzeli, para hiçtir  yanında o bir inci, işte güçte birinci, Ah Ayşa, vah Ayşa  netcez şimdi.
Kaynana söylenir durur, siniri geçmez tabiiki. Geline de söylenmek lazımdır.

GÜLMEK GÜZELDİR HELE ÇOCUKKEN

Etrafımıza dikkatle baktığımızda özellikle çocukların neşe içinde bir yandan diğer yana durmak bilmeden koştuklarını, birbiri ile oynarken çevrelerinde neler olup  biter  farkına varmadıklarını hepimiz görmekteyiz. Çocukların düşmedikleri, bir yerlerinin rahatsız olmadıkları anlar hariç devamlı gülümsedikleri ve güldüklerini görebilmekteyiz. Gerçekten
çocukluk bir başkadır. Dert, tasa olmadan sorumluluktan uzak  sadece bir topun arkasından koşabilmenin keyifini yaşamaktır çocukluk.
   Bizde çocukken çok güldük.