16 Temmuz 2011 Cumartesi

NENEN KURBAN OLSUN SANA

Birkaç senedir eşimin babannesi ve ananesi  bizi yazları tek başına kaldıkları  Trabzon'un Sürmene ilçesinindeki köylerine davet etmekteydiler. Nasip oldu, geçen hafta bizde Sürmeneye gittik ve   yaklaşık bir hafta kaldık   çokda  güzel bir tatil geçirdik.

Yeşilin devamlı gözümüzün önünde olduğu, derelerin devamlı yollarla paralel aktığı Karadeniz gerçekten yaşamaya değer bir yer. Köy yolları çok virajlı, devamlı yukarılara doğru tırmanan ve dar yollar olup insanların ne zoruki buralara ev yapmış dedirtecek cinsten. Ancak köy evine ulaştığınızda o orman havasını içinize çektiğiniz  ve  sessizliğin sesini duyduğunuz an çektiğiniz zahmet tatlı bir yorgunluğa dönüşmekte.Köy evinde hele sizi bir muhterem yaşlı bekleyip içeri buyur etmişse daha da anlamlı bu ziyaret. Benim kendi dedelerim, ananem ve de babannem hayatta olmadığı için dahada farlık oldu bu ziyaret. Bu arada şayet sizinde uzakta kendi başına köyünde yaşam mücadelesi veren nineleriniz varsa kesinlikle hayatta iken kıymetini biliniz derim. (Kızım da büyük ninelerini ziyaret etti yanda)

Trabzon insanı gerçekten çok farklı, sempatik, heyacanlı,  hiperaktif, çok samimi ve de hırçınlar, belki de doğa şartlarından almışlardır bu huylarını. Mesela yol soruyorsunuız, sanki inanılmaz bir anlatım ve konsantre moduna giriyorlar. Bazen daha da kafanız karışması mümkün de. Bazıları çok tuhaf tarif verebiliyorlar, ancak hepsi sizin yabancı olduğunuzu anladıklarından olacak Allaha emanet ol, hayırlı yolculuklar demeyi  hem de içten bir şekilde söylemeyi  ihmal etmiyorlar.
İnsanlar köylerdeki evlerinde çok zor şartlarda  kalıyorlar ancak hiç birinde bir şikayet bir depresif hava görmedim bir şekilde mutlu olmanın yolunu buluyorlar. En dikkat çekici ise  köy mezarlıkları var ama, evinin bahçesine yakınını defnetmiş olanlar da az değil, yani  devamlı mezarla başbaşasınız. Size itiraf edeyim köydeki bu zor şartlarda bile buradaki insanların Allaha şükretmesi, mezarlıkların  bu şekilde benimsenmesi bana bayağı bir manevi haz verdi diyebilirim, hatta geçen ay Konya Mevlana ziyaretinde bile bu havayı yakalayamadım. Niye  ünlü inşaatçılar, mütahitler karadenizlidir diye düşünmüşüzdür? cevabını burada buldum bu sarp yerlere ev yapanlar bu mesleği burada öğrenmiş olsa gerek.
Çok fazla uzatmadan  yaradanımızın bize sunduğu karadeniz doğa harikasını ve bu bölgenin şartları ile yoğrulmuş bu yöre insanlarının yaşamlarını gelip görmenizi ve paylaşmanızı tavsiye ederim. Orada  evlerde hala geçmişlerini yaşamaya çalışan vede zor şarlarda yaşamaya çalışan  yaşlıların önünde  büyük bir onur ve saygı ile eğiliyorum. Bu yaşlı karadeniz kadınlarının yani nenelerin o güzel  ve içten söylenmiş sözü ile yazımı bitirmek istiyorum. ''Nenen Kurban Olsun Sağa''. Bu hayat mücadelesini veren bizim babanne ve anane başta olmak üzere tüm karadenizli nenelerin ellerinden öper, biz size kurban olalım der başımızdan eksik olmamalarını Cenabı Alahtan niyaz ederim

Yazan Can İSTANBULLU

1 yorum: