10 Ekim 2011 Pazartesi

ÇOCUKLARA BABALARI ANCAK BU ŞEKİLDE ANLATILIR


Her akşam olduğu gibi ailecek yemek yenmiş çay faslına geçilecektir. Ancak evlilik yıldönümü olan bu akşamı kocası yine unutmuş, evin hanımıda en azından pasta yaparak kutlamayı düşünmüştür. Evin hanımı pasta ile içeri girer ve çocuklara; bu gün evlilik yıldönümümüz sanırım babanız çok çalışmasından unutmuş olsa gerek der. Pasta kesilirken de bir yandan çocuklara dönerek ;
Çocuklar biz babanızla evleneli tam 12 yıl oldu. Onu ilk gördüğümde kalbim yerinden fırlayacak sandım. Atmaca gibi kararlı gözleri, Bülbül gibi tatlı dili, Ceylan gibi çevik bir yapısı vardı babanızın. İçimden Aslan gibi delikanlı diye düşünmüştüm o an. Belli bir süre sonra babanızla evlendik. İlk yıllar Kumrular gibi hep beraberdik. Babanız benle şakalaşır beni eğlendirmek için  bin türlü Maymunluk yapardı.  Yıllar bir yandan geçti sizler dünyaya geldiniz. Tabi sizler için babanız bir Eşşek gibi, çok çalışmaya başladı  gecesini gündüzüne kattı.  Ben bir yandan o bir yandan hayatın üstesinden gelmeye çalıştık. Babanız kendini çok zora koştu yeri geldi adamcağız Öküzler gibi çalıştı, tabiki sizin için. Ama o çok kararlıydı, O Katır, inadı yokmuydu onu daha da karizmatik yapıyordu. Bahçedeki köpeğimiz  havlar hiç susmaz dimi çocuklar çünkü o bizi ve bahçeyi dışarıdan korur, tıpki babanızda onun gibiydi. Neyse çayı fazla soğutmayalım, bahçedeki petekten de bal getir oğlum, Ayının ne yapacağı belli olmaz. Anne Ayı dedinde balı seven Domuz değilmiydi? Aman oğlum senin aklın geçen akşama gitti heralde. Etli kuru fasulye pişirdiğimde kapı çalınmıştı. Kapıyı açtığımda babanıza BEY-GİR içeri demiştim. O da hanım etli kuru fasulyemi yaptın? deyince bende, Domuz gibi koku alıyorsun Bey, hayranım burnuna hiç değişmedin demiştim ya. Sanırım onu hatırladın, uzatmada getir oğlum.
Çocuk bir yandan bahçeye doğru yürür bir yandan da söylenir, babama şimdi üzüldüm ya. Bizim için  adamcağızın yapmadığı hayvanlık kalmamış.
Yazan Can İstanbullu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder