2 Ekim 2011 Pazar

HUZUREVİNDEKİ ÇOK SEVDİĞİ ÖĞRETMENİ ONA SON BİR ÖDEV VERDİ?

YAZAN CAN İSTANBULLU

O gün yine babası ile tartıştı. Artık evdekiler ruhunu sıkmaya başlamıştı. Genç gazeteci kapıyı çarptı  sinirle evden çıktı. Eskiden çok şey öğrendiği öğretmeninin huzurevinde kaldığını öğrenmişti bir iki gün önce.  Karar verdi onu ziyaret etmeye ve de kaldığı yerde onu buldu.
Hocam nasılsın ?


İyiyim  evladım hoş geldin, seni çok özlemiş ve de senle helalleşmek istiyordum aynı zamanda o yüzden geldiğine çok sevindim.
İyide hocam buraya nasıl geldiniz?
Hayat sokaktaki evler ve sokağın sonundaki en son durak Huzurevinden oluşuyor tabiri caizse.
Sana baştan anlatayım buda sana son dersim olsun aynı zamanda oğlum.

Anne ve  babamı  vesile kılan yüce Rabbim  beni  Doğumevinde dünyaya getirmiş. Daha sonra anne ve babam neşe içinde benim o çocukluğumun geçtiği deniz kenarındaki bahçeli evimize getirmişler. Kardeşim ve ben küçükken  çok büyük ve bir çok çeşit meyveli ağacı olan bağevine giderdik. Bu bağevinin  hayatımızda ayrı bir yeri vardı. Üniversiteyi kazandık,  birkaç arkadaşımla birlikte kendimizi öğrenci evinde bulduk. Daha sonra taşrada öğretmenlik yapmak için birkaç gün öğretmenevi daha sonra bekar evimde kaldım. Muhterem beyimle tanışınca  evlendik ve kiralık bir eve yerleştik. Allah bize iki çocuk verdi daha sonra tasarruflarımızla kendi evimize taşındık. Yıllar ilerledi aldığımız  mütevazi yazlık evimize  çoluk çoçukla gelir gider olduk. Yaşlandıktan sonra eşimin köy evinin yolunu tutar olduk. Takdiri ilahi beyim rahmetli oldu çocukların evine yerleştim. Hayat şu an zor olsa gerek , eskiden  küçük  evlere sığan bütün aile, şu an geniş evlere birkaç kiş sığamaz olduk. Daha sonrası be evladım  yolumuz şu an bulunduğum Huzurevine düştü.  Zaten bundan sonrası malum be oğlum, artık Allahu Teala'nın mekanına hazırlık yapıyoruz. Bak oğlum sana tavsiyem  şu evlerin, bu evlerin  hepsi geçici. İlerde çocuklarının  ve eşinin kıymetini bil, anana babana  ve diğer büyüklerine saygı göster. Birde senden  son ricam hatta bu senin ödevin olsun. Kuranda İsra suresinin mealini oku o zaman ana babanı daha iyi anlarsın.
Hayatında hiç Kuranı Kerimi eline almamış hatta biraz dine soğuk olan bu gazeteci genç, bu ödevi yerine getirmek istemedi. Zaten bu düşüncelerinde temelinde sevdiği öğretmeni yatıyordu. Ama sözünde durmayı da yine ondan öğrenmişti. Zorlada olsa o ayeti okudu.

23. Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle.’’
Allaha emanet olunuz.

2 yorum:

  1. Güzel bir öykü..Ve buna benzer yaşanmış çok hikaye var dünyada...

    Keşke Kur'anı okuyup anlayıp uygulaya bilsek..

    Yüreğinize sağlık...

    Selamlar..

    YanıtlaSil
  2. Pabuç
    Söyleminiz gibi Kuranı anlamak ve uygulamak gerekli. Aynı şekilde insanlarıda .Teşekkürler
    Farklı Bakış

    YanıtlaSil