10 Kasım 2011 Perşembe

MATEMATİK DİLİYLE FIRÇA BÖYLE ATILIR

Matematik öğretmeni bayan önce kızına sonra eşine  verdi veriştirdi..
Ah be kızım şu kıyafetlerini bir zahmet  topla, aralarından eskileri çıkart, geriye kalanları dolabın bölmelerine yerleştir, bu arada dolabın kapaklarını dikkat et sert çarpma, aman gözünü seveyim kızım eşyalarımız yeni sıfır biliyosun. Bu arada sandalyeler yamuk duruyor onları da düzeltiver, şuradaki dantel örtülerin kare olanlarını
sehpalara, büyük üçgen olanı da masanın üstüne koyuver. Evimiz küçük bir daire ama bir dağınıklık, karmaşıklık gidiyor anlamış değilim. Sen mantık sahibi bir kızsın, beceriklisin, genelde simetriğe de dikkat ediyorsun ama olasılıkla yapacağın işleri ciddiye almıyorsun diye düşünüyorum. Bu kafayla yüzde yüz evde kalacaksın diye korkuyorum bu ihtimal de beni çıldırtıyor, bazen küplere de biniyorum. Gerçi bu hale gelmende asıl suç o çapsız babanın. Adamın kafası  sanki silindir soba borusu. Aklı fikri altılı, maç sonuçları, sayısal, zar atma, borsa oynama, milli piyango falan filan. Birde bu tür şeylerde kazanma ihtimalinin minimum olduğunun farkında bile değil. Kar yapacağım diyor, küllüyen eve zarar. Geçenlerde birde utanmadan demez mi, bu hafta şans beni teğet geçti çıldırmamak elde değil. Bu adamın işleri yüzünden o güzelim 40 dönümlük çiftlik arazinin % 50 hissesini satmak durumunda kaldık. Yok yok adamın hayata bakış açısı çok dar. O bir çemberin içindeki nokta misali sanki. Dairesinin dışına çıkamıyor ki. İki kere iki diyorsun dört dedirtemiyorsun. Neyse sonsuza dek konuşsak bir  milim yol ilerleyemeyiz. Hadi kızım işini bitirde yemek masasını hazırlayalım.
Yazan Can İSTANBULLU

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder