25 Aralık 2011 Pazar

NEFSİ TERBİYE YERİNE, NEDEN NEFSE KÖLE?


Hüznün  sonunda Merhamet
Sabrın sonunda Metanet
Dik duruşun sonunda Şahsiyet
Adaletin sonunda Hakkaniyet
Ömrün sonunda Ahiret inancı olması gerekli iken,

19 Aralık 2011 Pazartesi

FERDİ ÖZBEĞEN-GÖKHAN GÖNÜL-CAMİDE AYNI SAFTA TANIMADIĞIM BİR KİŞİ

Twittera yeni giriş yaptım. Bazı gazeteci, yorumcu vs. takip listesine aldım. Yaklaşık yüz kişi gibi bir kitleyi takibe aldım. Belli bir süre sonra takip ettiğim kişilerden biri olan Ferdi Özbeğen de takip listesine beni eklemiş. Biraz şaşırdım. Kendisini bildiğim kadarı ile duruşu olan magazin camiasından uzak bir sanatçı olarak gördüğüm Ferdi Beye bir mesaj attım. Kendisi de benim mesajıma incelik göstermiş ve nezaketle cevap verdi. Bu ülkede yaptığı çılgınlıklarla bir anda milyonları ekrana kitleyen sanatçı ve ünlülerin bulunduğu bu ortamda, bir hatır mesajını dikkate alarak kibarlığını ortaya koyan ve mesajıma dönen Ferdi Özbeğene teşekkürlerimi sunuyorum.

12 Aralık 2011 Pazartesi

DOĞUM GÜNÜ HEDİYEN BİR FİNCAN KAHVE OLSUN

Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır acıda, tatlıda olsa kalpleri birleştirir bir anlamda.
Her içilen kahvede o dostluk tekrar tazelenir ilk günkü gibi lezzeti kıvamında.
Bizde bir kahvenin ardından söz kestik kırk yıldan fazlası olsun beraber yaşamımızda.
İyiki doğmuşsun hayat arkadaşım, nice yıllarda içelim kahvemizi yine aynı damak tadında.
Kahvenin köpüğü bol olsa, piştiği ateşi kor olsa, içindeki şekeri tam olsa, sıcaklığı ayarında olsa, gümüş tepside sunulsa, fincanın kulpu altın olsa, sensiz içildikten sonra, bana zehirdir aslında.
Çoğuna lüzüm yok bir fincan kahve olsun, Bir yudumu senin diğer yudumu benim olsun, Daha uzun yıllar bugünümüz gibi olsun, İyiki sen varsın, Doğum günün kutlu olsun.
Yazan : SEVGİLİ EŞİN.
Can İstanbullu

9 Aralık 2011 Cuma

İNSANOĞLU HAYVANLARIN YAŞAMINDAN İBRET ALMALIDIR.

İnsanoğlu ömrünün uzun olduğunu zannetse de aslında bir kelebeğin ömründen bile kısa bir hayata sahip olduğunun bilincinde olmalı, gece gündüz  demeden çalışıp duran  arılardan  daha fazla çalışarak zamanını boş geçirmemelidir.  Kuvvetinin yıkılmayacak kadar  güçlülüğüne inansa bile  bir karıncadan bile daha aciz durumda  olduğunun idrakında olmalıdır. 

29 Kasım 2011 Salı

MUHTEREM HOCAYA SÖZ VERDİM AYAK OYUNLARINA TÖVBE

Kolay değilki be, yıllardır böyleyim ben.  Daha çocukken başladım.  Elimizden tutan olmadıki bizi güzel yerlere götürsünler,  eğlendirsinler. Biz tatil nedir, yüzmek nedir , hatta bisiklet nedir bilemedik ki. Dedim ya kendim isteyerek mi oldu sanki.  Çocuktum büyüklere özendim bende bulaştım bir kere, bırakılmıyorki öyle he deyince. İnsan buna başlayınca sonunu düşünmüyor. Zaman zaman alınan darbeler insanı tökezletsede tekrar başlıyorsun. Hep bir mücadele hep bir mücadele  devamlı stres altında oluyorsun.

22 Kasım 2011 Salı

ALLAH HEPİMİZE BÖYLE BİR DERT VERSİN

Hepimizin bir derdi vardır.  Birimiz daha çok para ister, daha lüks yaşam ister, birisi tuttuğu takımla yatıp kalkar onunla sevinir onunla kahrolur.  Birisi mevki  makam uğruna kul köle olur. Birisi istediği kızı alamazsa dünyası mahvolur. Birisi benim kanımdan olsun diyerek ırkını üstün tutuverir. Birisi  bir sanatçıyı tapar derecesine hayran olur. Birisi  alkole bağımlıdır onunla avunur.

21 Kasım 2011 Pazartesi

TAKIMIM KARABÜKSPOR TRİBÜNÜNDE MAÇ İZLERKEN BUNALDIM

Hafta sonu Ankara 19 Mayıs  stadında Ankaragücü - Karabük maçına gittik dört kişi.  Karabükspor için ayrılan kale arkası girişinde bekledik şehir dışından gelen taraftarlarla beraber stada girmek için. Ve belli bir süre sonra bizim Karabüksporlu taraftarlar belirdi. Geç kalmanın etkisi ile bir anda arenaya salınmış boğa misali  kapılara hücüm ettiler. Tezahüratlar eşliğinde  gişe girişinde yan tellere, demir sutunlara vurmaya başladılar. Sıra mıra demeden  itiş kakış hengame içerisinde gişeleri zorladılar. Neyse sonunda allem gallem girdik tribündeki yerlerimize.

14 Kasım 2011 Pazartesi

TEDBİR ALALIM DEDİK ŞAKA CİDDİ PARANOYAK OLDUK

Büyükşehirler başta olmak üzere hemen hemen her ilde  özel güvenliklerin koruduğu siteleri tercih etmeye başladık. Apartmanlarda  komşularla tanışıp başımıza dert almayalım nemelazım diyerekten kapımızı genelde kapalı tutup komşuluk ilişkilerini sıfıra indirdik.  Asansörlerde günaydın ve merhabayı zoraki söyler duruma geldik.
 Evden dışarı adım attığımızda cüzdanımızı arka cep yerine ön cepte taşımaya ve daha  az para  bulundurmaya başladık. Arabalarımızı  gece sarhoşun biri vurur yada çalınır endişesiyle   kasko yaptırdık. Araç içinde kesinlikle kapıları kilitleyip arabamızı güvenli olan yerlere park etmeye başladık. Özellikle Cuma namazlarına çalınmaya karşı önlem olarak eski  ayakkabı ile gitmeye başladık.  Başımıza bir bela gelmesin diye hepimiz silahlandık . Sözde güvenlik uğruna, mağazalara, alışveriş merkezlerine her köşe bucağa kamere yerleştirdik. 

10 Kasım 2011 Perşembe

MATEMATİK DİLİYLE FIRÇA BÖYLE ATILIR

Matematik öğretmeni bayan önce kızına sonra eşine  verdi veriştirdi..
Ah be kızım şu kıyafetlerini bir zahmet  topla, aralarından eskileri çıkart, geriye kalanları dolabın bölmelerine yerleştir, bu arada dolabın kapaklarını dikkat et sert çarpma, aman gözünü seveyim kızım eşyalarımız yeni sıfır biliyosun. Bu arada sandalyeler yamuk duruyor onları da düzeltiver, şuradaki dantel örtülerin kare olanlarını

8 Kasım 2011 Salı

UZUN SAÇ BIRAKAN GENCE ARKADAŞ TAVSİYESİ

Ya arkadaşım bu haline elalem neder, hele böyle görünce senin peder, hem üzülür hem de çok laf eder, sen bence bu uzun saç sevdanı boşver, bak hemen bulalım bir berber, kessin bu at kuyruğunu eski haline dönüver,hem böyle millet tekrar adam olmuş der, belki mahallenin güzel kızını sana verirler,sonrasında düğün dernek düzerler,şayet kız gibi saçında 

3 Kasım 2011 Perşembe

ERKEKLER SEVEREK Mİ ANLAŞARAK MI EVLENMELİDİRLER?

Komiser, Kanalizasyon işçisi, Felsefe Profösörü, Çoban ve Müzik Öğretmeni bu soruya kendi mesleki bakışlarına göre cevap vermişlerdir.
KOMİSER
Bunca yıllık tecrübelerimin sonucunda, birincisi intihar, diğeri kazadır bence.

1 Kasım 2011 Salı

PATRONA HALİL İSYANI' NIN ARKA YÜZÜNDE BİLMEDİKLERİNİZ!!!!

PATRON’A
Her ay maşımdan kesinti yapıyorsun, fazla çalıştırıp zamanımdan çalışıyorsun, zaman zaman sigortamı yatırmıyorsun,  her öğlen patatese talim ettiriyorsun, iki çift laf ederken enseme yapışıyorsun, çay molasını zıkkım ediyorsun, tuvalete gitsem  ne kadar duruyo hesabını yapıyorsun,  adam yerine koymayıp it gibi
çalıştırıyorsun, yetmiyormuş gibi arabanı yıkattırıyorsun,

28 Ekim 2011 Cuma

TV ‘DE NELER İZLEDİK

TV ‘DE NELER İZLEDİK
Şehit haberleriyle eridik bittik, Deprem acısını yüreğimizde hissettik, Ortadoğudaki  değişimi anında gözledik, Alkollü magandaların sebep olduğu kazalara lanet ettik,  Kocaları tarafından öldürülen kadınlara vah ettik, Bilim adamlarının çocukça ben haklıyım tartışmalarıyla zihnimizi  mahvettik, Sanatçıların evlerini  görmemiş gibi ziyaret ettik, Kimle beraberlermiş çok merak ettik, Evlenme programlarında onu buna denkleştirdik,  Dizilerle  ahlakımızı çökerttik , Futbol maçlarıyla  deşarj oluverdik, Eğlence programlarıyla soytarılığı keşfettik,   

26 Ekim 2011 Çarşamba

ABİ HAYIRDIR NİYE ELLERİN CEPTE GEZİYORSUN?

Sevdiğim saydığım abilerimizden birinin yanına çay içmeye gitmiştim. Eeee ne  var ne yok abi ne yapıyorsun?  Diye hatır sorusu sorduğumda, ne yapayım Can, ellerim cepte geziyorum dedi. Genelde net söylemlerde bulunan, akıllı cevaplar  ve bazende  şifreli mesajlar veren abimizin neyi ima ettiğini merak ettim ve sordum.

23 Ekim 2011 Pazar

DOĞUMEVİNDEN HUZUREVİNE KISA YOLCULUK

İnsan  gözlerini açar  Doğumevinde, Birkaç gün sonra   Baba evine,  Zaman zaman  vakit geçirmeye Bağevine, Üniversitede Öğrenci evine, İş bulunca  Bekar evine, Evlenince  Kocaevine,  Gezmeye kolu komşu, akraba  evine, Tatile  Yazlık eve, Emekli olunca Hacca Allahın evine, yaşlanmaya başlayınca sık  sık Köyevine, Dul kaldığında Çocuklarının evine,  Artık sığamaz olur son durak  Huzurevine.
Yazan Can İSTANBULLU

21 Ekim 2011 Cuma

MÜDÜR YARDIMCISININ OKUL KAPISINDA SİGARA İÇMESİ ETİK Mİ?

Sabah servisimiz, ismini vermek istemediğim bir okulun önünden geçiyor. Okulun giriş kapısında öğrencilerin daha güvenli bir şekilde okula giriş yapabilmeleri için nöbetçi müdür yardımcısı duruyor. (Birisinden aldığım bilgiye göre müdür yardımcısı imiş) Bu hocamız anladığım kadarı ile hem asayişi sağlıyor, hem de sanırım kıyafet, saç düzen vs..kontroller yapıyor. Kendi kıyafeti, saçı  düzgün olan hocamızın bir hatasına şahit oluyorum sabahları.

15 Ekim 2011 Cumartesi

SİZ HİÇ MERHABASI YANINDA ÇAY İÇTİNİZ Mİ?

Safranbolu’nun Kavaklar çay bahçesi yıllardır aynı mütevaziliği ile hizmet vermektedir. Bundan yaklaşık yirmi  yıl önce bu mekanla tanıştım . Kavak ağaçlarının altında sekiz on masalık,  içinde küçük  bir havuza sahip olan bu mekan kendisi gibi mütevazi  bekar ve ailelerden müşterileri ağırlamakta idi. Kendi halinde çıt çıkmayan huzur dolu bir ortamdı. Ancak bu mekanın asıl farkı bizim için, yirmi yıl önce yaklaşık yetmişli yaşlarda orta giyimli eli titreyerek servis yapan Cemal amcanın varlığı ile tanıştırmasıydı.

12 Ekim 2011 Çarşamba

BU CD, OTOMOBİL KULLANAN SERSERİLER İÇİN ÜRETİLDİ

İnsanları rahatsız  ve tedirgin edici araç kullanan şahısların rehabilitesini sağlamak için Doktor, Trafik polisi, Zoolog, Psikolog ve İmam' dan oluşan bir heyet  bir araya gelerek bir çalışma gerçekleştirdiler. Çalışmanın sonucunda  bu şahıslara ücretsiz dağıtılacak bir CD oluşturuldu ve bir çok sayıda basılmasına karar verildi.

10 Ekim 2011 Pazartesi

ÇOCUKLARA BABALARI ANCAK BU ŞEKİLDE ANLATILIR


Her akşam olduğu gibi ailecek yemek yenmiş çay faslına geçilecektir. Ancak evlilik yıldönümü olan bu akşamı kocası yine unutmuş, evin hanımıda en azından pasta yaparak kutlamayı düşünmüştür. Evin hanımı pasta ile içeri girer ve çocuklara; bu gün evlilik yıldönümümüz sanırım babanız çok çalışmasından unutmuş olsa gerek der. Pasta kesilirken de bir yandan çocuklara dönerek ;

8 Ekim 2011 Cumartesi

KADINLARA ŞİDDETİN SORUMLUSU YİNE KADINLAR MI?

Yazan Can İstanbullu

Şu günlerde hemen hemen hergün birkaç kadın öldürülüp yine bir çoğu farklı şekilde şiddete maruz kalıyor. Bunlar sadece bize ve  mahkemeye yansıyanlar. bir çoğuda  yuvalarının ve çocuklarının zarar görmemeleri için bu şiddete katlanıyorlar  ve de içlerine atıyorlar .  Peki bu şiddeti yapan erkekleri kim yetiştirdi? Anneler  olsa gerek dimi. Babaların sorumluluğunu atlamıyorum, ayrıca bu suçluları da savunmuyorum ama çözüm noktası bence yine kadınlardır.

6 Ekim 2011 Perşembe

İŞ İLANINA ŞAŞIRTAN TELEFON

Yazan Can İstanbullu
Eliyüzü düzgün,  burnunu her işe sokmayan, muhakeme gücü iyi olan, sabırlı, çenesi az işleyen, emre itaatkar, ehliyeti olan, fiziki bir engeli olmayan, seyahate uygun, işinin ehli, bekar bir  erkek mühendis alınacaktır. Ücret tatmin edicidir.
Bu ilana dönen telefonlardan biri;
İş ilanınız ne oldu acaba?

4 Ekim 2011 Salı

YA YANLIŞ SEÇİM YAPARSAM!

Yazan Can İstanbullu


Birkez yanlış seçim yaptım hala izleri var üstümde. Kolay değil insanın morali çok bozuluyor, hele abi sütten de ağzım yandı artık yoğurdu üflemem  gerekiyor. Evdekilere siz karar verin, ben razı olurum diyorum, yok illa da sen seçeceksin diyorlar. Aslında emin oluyorsunuz ama içleri göründükleri gibi değil ki. Elektrik almak lazım belkide, dış görünüşe aldanmamak lazım. Hele bazıları çok renkli oluyorlar insan kanıveriyor. İnsan bu seçimi yaparken az düşünmüyor sonunda zaten bıçakda işin  içine giriyor.

2 Ekim 2011 Pazar

HUZUREVİNDEKİ ÇOK SEVDİĞİ ÖĞRETMENİ ONA SON BİR ÖDEV VERDİ?

YAZAN CAN İSTANBULLU

O gün yine babası ile tartıştı. Artık evdekiler ruhunu sıkmaya başlamıştı. Genç gazeteci kapıyı çarptı  sinirle evden çıktı. Eskiden çok şey öğrendiği öğretmeninin huzurevinde kaldığını öğrenmişti bir iki gün önce.  Karar verdi onu ziyaret etmeye ve de kaldığı yerde onu buldu.
Hocam nasılsın ?


26 Eylül 2011 Pazartesi

KREDİ KARTIYLA KONUŞUN SİZİ ANLAYACAKTIR


Yazan Can İstanbullu

Sen bana  gelip  hayallerimi yeniden kuracaktın. Ulaşamadığım yerlere götüren, alamadığım nesnelere kavuşturan,  kısacası açılmayan kapıların  anahtarı olacaktın.  
Ben seni dost diye hayatımın bir parçası yaptım, cüzdamımın en önüne seni taktım. Taksitle yaşam dedin onu hayatıma kattın. Kampanya  yaptın  harcattın biraz puan verdin bizi ona inandırdın. Para çalınır taşımana gerek yok dedin  parasız caka attırdın. Hırsıza son dedin asıl  cüzdanda sen para bırakmadın.


22 Eylül 2011 Perşembe

BİR BAYANIN ARAÇ KULLANMASI NASILDIR?

Yazan Can İstanbullu
Eşinin kullandığı otomobili işi dolayısı ile kullanması gereken bayan  sabah evden çıkar ve arabaya biner.  Arabaya bindiğinde ufak tefek kağıt parçaları ve çöp bulan bayan eşine hayıflanarak bunları çöp poşetine koyar. Araçın içine sprey sıkar. Islak mendille vites kutusu, torpido yüzeyi ve direksiyonu titizlikle siler.

21 Eylül 2011 Çarşamba

KADIN MİLLETİNİN SON KURBANI FENERBAHÇE


Şaka şuka derken sonunda şike dediler,oynamadan  hakemi-maçı  alıyonuz dediler. Şampiyonlar liginden attılar, başkanı içerde yatırdılar  bir şey demedik.  Peş peşe maç oynattılar hadi ona da bir şey demedik. Seyircisiz oynan dediler o da vız geldi. Hangi uyanığın aklına geldi bilmedik ya, bu kadın milletini bize musallat ettiniz ya federasyon Allahınızdan bulasınız emi. 

HEP Bİ BAHANE, HEP Bİ BAHANE

Yazan Can İSTANBULLU

Hastalığa teşhisi koyamayan doktor strese, Tembel memur çok iş buyuruyor diyen  amire, Golü kaçıran forvet bastığı çime, Namazı şaşıran imam cematte abdestsiz gezene, Zayıf alan öğrenci notu kıt öğretmenine, Aylak aylak işsiz gezen (haşa) kadere, Politikacılar zaman yok ki bir dahaki seçime, Bahşisi kapamayan garson müşterinin  cimriliğine, Yürümesini bilmeyen çarptığı tenekeye,

19 Eylül 2011 Pazartesi

DELİKANLI UTANA SIKILA BABASINA EVLENME ZAMANI GELDİĞİNİ ANLATIRSA

Yazan Can İSTANBULLU
Baba senle bir şey konuşacağım izninle. Buyur evladım.
Baba üniversiteyi bitireli üç sene oldu.  Allaha şükür iyi bir kurumda da çalışıyorum, geçen ayda  askerliğimi bitirdim geldim kavuştum size  babacığım.  Eee artık ayaklarımın üstünde de duruyorum. Babacığım sende yıllardır bizim için çalıştın yoruldun, hem benim  hem annem için elinden geleni yaptın, Annem de  çok çalıştı  yıprandı  artık ev işerini bile pek yapamıyor yani anlayacağın iyice oda yaşlandı. Arada sırada bunadığını bile düşünmeye başladım, zaman zaman  konuşunca başka dünyalarda gezdiğini farkettim. Senle bile yeterince ilgilenemiyor ki evle ilgilensin babacığım. Artık bazı şeylerin zamanı geldi diye düşünüyorum sen nasıl uygun görürsen babacığım.

10 Eylül 2011 Cumartesi

YAZDIĞIM DÖRTLÜK NEREYE ÇIKACAK TAHMİN EDİN


Yazan CAN İSTANBULLU

Saçının bir teli  benim için paha biçilmez bir kıymette,

Başkası   bilemezki  dokundurtmam  zaten  başka bir ele.

Mazide  neler   gizli aslında  belli  ediyor  o birkaç telde

                                                            Hele ak düşmüşse üstlerine,  bulunmaz yok ki   çare.


7 Eylül 2011 Çarşamba

PARAMI NEREYE YATIRAYIM DİYORSANIZ TÜYO VEREYİM




Yazan CAN İSTANBULLU

Kolu Komşuyu taşımak  için  ARABA’ ya
Eşinizden hürmet  görmek için   ALTIN’ a

6 Eylül 2011 Salı

ALEX'LE PENALTIYI BERABER ATALIM

 Yazan CAN İSTANBULLU
Maçta yapılan bir faul neticesinde hakem penaltı noktasını gösterdiğinde tüm Fenerliler gibi benim de gözüm tabiki Alexte olacaktı. Her mesleğin proföserleri varsa futbolunda  profösörü    bizim gözümüzde Alexdi. Karşı takım futbolcuları, hakemi haklı bulsada  oyun psikolojisi  ile hemen itiraz haklarını kullanmışlardı,  ancak karar hakemin   iki dudağındaki düdükte sonlanmıştı.

2 Eylül 2011 Cuma

ASKERDE BİR BAYRAM GÜNÜ HUZUR EVİNİ ZİYARET ETMİŞTİK


Eskiden yaşlanan anne babanın bakımlarını yapmak, evlerinde onlara bakarak Ahiret sevabı kazanmak ve de bu hürmet sayesinde evlerinin bereketine bereket katmak isteyen evlatlar yerine bu gün yaşlanırlarsa aman benden uzak olsun, niye ben bakacakmışım diğer kardeşlerim baksın, hiç olmadı huzur evi  ne güne duruyor diyen evlatlar mevcut.  Size bir anımı anlatmak istiyorum.

24 Ağustos 2011 Çarşamba

BİR DAHA KONSERVE KUTUSUNA TEKME ATMAK MI ?TÖVBE


Yazan Can İSTANBULLU



Sabaha doğru  bir alt  sokağımızda  yavaş adımlarla eve doğru ilerleme gayretinde olan ben deniz. Zihnimi  gün içerisinde yapılan  işler meşgul etmekle birlikte gözümün önüne gelen yerdeki konserve kutusuna refleks icabı vurulan bir tekme. Bir anda  gecenin sessizliğini bozan inanılmaz bir ses. Anında balkonda beliren birkaç kişi.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

EVDE KALAN, ERKEK VE BAYANIN EVLİLİK BEKLENTİLERİ

Yazan Can İstanbullu
İkiside çok istemesine rağmen evlenemeyen bayan ver erkeklerin,  Evlilikte beklentileri sanırız biraz farkı gibi..



BİR BAYANIN BEKLENTİLERİ                                    BİR ERKEĞİN BEKLENTİLERİ
Üzülünce başımı okşayacak,                                    Beni üzerse başını zonklatırım,
Canım sıkılınca soytarılık yapacak,                         Canımı sıkarsa onu soytarı yaparım,
Arabadan inerken kapımı açacak,                  Arabadan geç inerse canını yakarım

Alış verişte çantamı taşıyacak,                                Alış verişte nah para harcatırım,
Öpücük kondurarak uyandıracak,                            Halamı uyuyo, iki tokatla uyandırırım,
Masaya otururken sandelyemi tutacak,                 Masayı olmasa da sandalyeyi kafasında kırarım,
Telefon ettiğimde  ilk çalışta açacak,                      Canı sıkılıp telefonla ararsa, çok yazarım,
Üzse bile  ardından çiçek alacak,                            Üzerim, sonra karışmam pis dalarım,               
Sürekli şiir yazacak,                                                  Fazla değil bir kez söylerim,
Başımdan gül dökecek,                                            Gerekirse başında sopa kırarım,
Devamlı para saçacak,                                            Paramı saçarsa  ona neler yaparım,
Ruhuma her zaman iltifat edecek,                          Kafam atarsa küfür, ardından köstek atarım,
Yürürken elimi tutacak,                                           Yanlış adım atarsa ayağını, elini kırarım,

16 Ağustos 2011 Salı

OMUZLARDA OLMAK HER ZAMAN İYİ DEĞİLDİR


Mehmet çok sevilirdi,  her zaman omuzlarda idi. O bir pop stardı zaten ne zaman yerdeydiki. Yaşam boyunca altında lüks arabalar, yanında sarışın hatunlar eğlence yerlerinden çıkmazdı. Çok tanınan şahsiyetti, insanlar devamlı yanında olur, methiyeler düzerdi ona. Gitmediği ülke kalmamıştı. Bol paralı ve şöhretli yaşamın merkezindeydi o. Böyle oluncada arkadaşı da çoktu.


14 Ağustos 2011 Pazar

KORKUYORUM RAMAZAN BİTİYORRRRRRRR

Korkuyorum Ramazan bitiyor, ara verdiğimiz sigara ve içkeye devam edeceğiz.

Korkuyorum zekat ve fitre verdik şükür deyip yılın sonuna dek cebimize elimizi sokmayacağız.


9 Ağustos 2011 Salı

GÜNEŞ BU AKŞAM DA DENİZE DÜŞTÜ


Bulunduğum gemi de diğer Gemiler gibi menziline ulaşma gayretinde
Güneş  İlahi emirle yine her gün olduğu gibi bu günde batmak üzre
Deniz  şu an  biraz daha hüzünlü olsa gerek sakin, durgun belkide kederle
Ben  yine  uzun bir günün ardından, gezerken mazimdeki  düşlerimle
Kader bizi  buluşturmuş  bu karede, yaradanım tüm sevenleri  buluştursun  sevdikleriyle.
                                                                                                                              Yazan Can İstanbullu

4 Ağustos 2011 Perşembe

YAŞLI AMCA OTOBÜSTE MUAVİNE SORDU, MEMLEKET NERE?

Yazan Can İSTANBULLU
Ankaradan İstanbula  giden yaşlı amca otobüste  ön koltukta oturmakta olup canı sıkılmıştır. Kendine su servisi yapan delikanlya laf olsun diye sorar.
Muavin delikanlı memeleket nere?
Ben Ankarada doğdum amca. Anamın dedeleri  Bulgar göçmeni olup zulümden dolayı  Erzurum’a yerleşmişler. Erzurum da soğuk kırıla gidiyo bu böyle olmayacak diye daha sonra Antalyaya göç etmişler.Bu arada anamın babası yani dedem burada doğmuş, sıcaklardan bunalan dedemler Kırşehire göç etmişler anamda Kırşehirde doğmuş . Anam okula giderken  babamla tanışmışlar. Babamın dedesi Urfalı olup,

1 Ağustos 2011 Pazartesi

SAFRANBOLU’DA JAPONLAR BENİ HAYRETE DÜŞÜRDÜ.

Yazan Can İstanbullu
Geçen sene memleketim Safranboluda iken beni şaşırtan bir olay yaşadım. Bilindiği üzre Safranbolu çok eski bir kent. Evleri, camileri, kiliseleri, yolları yani inanılmaz bir tarih şehri. Bende Safranbolu’ya geldiğim zaman en azından bir kere bile olsa Tarihi camilerde namaz kılmaya çalışırım. O akşamda  ezan okundu bende biraz acele bir şekilde camiye geldim. Abdestimi hızla aldım tam içeri gireceğim zaman biri bayan iki Japon turist de camiye girmek üzereydiler.

29 Temmuz 2011 Cuma

KAYNANA GELİN- MEVZU DERİN BÖLÜM 1

Yazı 2010 tarihli yazımdır
Yazan   Can İSTANBULLU

Küçük bir kasabaya bağlı şirin bir köyde yaşayan ve aynı evde kalan gelin ve kaynana öyle düşman olmuşlar ki birbirlerine, genelde o zamanlar hayır işleri birilerinin aracılığı ile olurmuş. Bu köydede meraklı Ayşe kadın, gelinle kaynanayı o tanıştırmış bir müddet önce.
Kaynana kendi kendine söylenir. Oh Ayşa, Ah Ayşa inşallah yanarsın ateşte. Hani dedin ya; bülbülde yoktur dili, bu köyün en güzeli, para hiçtir yanında o bir inci, işte güçte birinci, Ah Ayşa, vah Ayşa netcez şimdi.
Kaynana söylenir durur, siniri geçmez tabiiki. Geline de söylenmek lazımdır.


28 Temmuz 2011 Perşembe

VARMI TAZE SİMİT İSTEYENNNNNNNNNNNNNNN


Ezan sesi çok güzeldir Allah eksik etmesin. Her daim çınlasın yeryüzünde inşallah. İçim huzur dolar, yalnız olmadığımı hatırlarım, başı boş olmayacağımı düşünürüm ezan sesini işitince. Sabahları kuş sesine bayılırım, içim cıvıl cıvıl olur, doğaya bir kez daha aşık olur yaşam stresinden uzaklaşırım. Su sesi  ayrı bir güzeldir. Akan suya bakarken, içimdeki kötülükler sanki akıp gider durulurum bir nebze. Birde beni hüzünlendiren bir ses vardır, sabahleyin  ‘’taze simit isteyen varmı ’’simitçiiiiiiiiiiiiiiiiii’’.

22 Temmuz 2011 Cuma

İSTANBUL KABADAYISI KARA HAYDAR'IN KARİZMASINI ÇİZEN NİNELER

Yazı Can İstanbullu
Eski istanbul kabadayısı  namı değer  Kara Haydar sayesinde mahallede asayiş berkamaldir. Kara Haydar  omuzunda ceketi, başında kasketi ve devamlı çevirdiği tesbih ile o kaldırım senin bu kaldırım benim saatlerce volta atar durur.  Mahalleden  olmayan yeni bir yüz gördüğünde o kişiyi   başından ayaklarına kadar süzer, yanlış adım atanın  yakasını toplar hatta biraz da tozunu alır. Bu sebeple iti kopuk tabir edilenler özellikle Haydarla hiç karşılaşmak istemezler. 

21 Temmuz 2011 Perşembe

BU AKŞAM KAPIMIZ ÇALINDI GÖREMEDİM UZAKLAŞAN KARARTIYI

YAZAN CAN İSTANBULLU

Geçen yıl   eşimi kaybettim, hala alışamadım   yol arkadaşımın yokluğuna
Onun bana emaneti  üç yavrumuzla  ansızın kaldık hayat mücadelesinin ortasında
Daha önceleri  imkanlarımız çok şükür iyiydi, aslında belki birazda alışmıştık rahata
                            O hep derdi, israf yapmayalım  onlarında hakları var  paylaşalım   kolu komşumuzla


20 Temmuz 2011 Çarşamba

LİG ŞANS OYUNLARI ÜZERİNDE DÖNERSE ŞİKEDEN BAHSETMEK KOMİK OLSA GEREK!


Hepimiz temiz futbol istiyoruz sözde , işe gelince futbolculardan, seyircilere , yöneticilerden, medyaya kadar herkes  bu futbol oyununa başka bakıyor. Öncelikle maçların yer aldığı hatta sponsor olunduğu şans oyunu(kumar) olayı futbolun direk içinde. İnsanlar bu maçlar üzerinden para kazanıp, para kaybediyor. Bu durumda siz futbolcuların yerine kendinizi koyun nasıl bir ruh yapısında hissedersiniz kendinizi, sanırım yarış atları gibi hissedersiniz.

19 Temmuz 2011 Salı

BU SATIRLARI NİYE Mİ KISA KALEMLE YAZDIM?

Yıl 1960lar anadolunun küçük bir köyünde  farklı  yaşlardan öğrencilerin aynı sınıfta  eğitim gördüğü bir dönemde okula adım attım. O zamanın şartlarında yırtık ayakkabı, yamalı pantolan, saç baş dağınık, çekingen ve utangaç bir ruh hali ile sınıfın yani okulun tek öğretmeni Yusuf öğretmenin yanında buldum kendimi.  Yusuf öğretmen beni benden biraz daha büyük bir abinin yanına oturttu adımı ve babamın kim olduğunu sordu.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

NENEN KURBAN OLSUN SANA

Birkaç senedir eşimin babannesi ve ananesi  bizi yazları tek başına kaldıkları  Trabzon'un Sürmene ilçesinindeki köylerine davet etmekteydiler. Nasip oldu, geçen hafta bizde Sürmeneye gittik ve   yaklaşık bir hafta kaldık   çokda  güzel bir tatil geçirdik.


29 Haziran 2011 Çarşamba

AKŞAMCININ GÜNLÜĞÜ

Biz akşamcıların  muhabbeti   başkadır   dertlere  deva  olmasa da
Rakı ile tedavi  oluruz yanında biraz da  müzik kıvamında
Zaman zaman münakaşa  hatta bir iki yumruk da atılsa
Bizim  için olmazsa olmazdır ikinci adresimiz meyhane ortamında


23 Haziran 2011 Perşembe

HANIMIN ÇİFTLİĞİNDE ERKEK OLMAK

Hanımın Çiftliği filmini uzun bir solukla haftalarca izledik ve de sonlandı geçen hafta. Filmden çok etkilendik özellikle biz erkekler niye mi?
Zavallı, ezilen , hayatı zorluklar içinde geçiren   Güllü’nün hayatını izledik. Özellikle etrafındaki erkeklerin dünyasında  kadın olmak zordu Güllü için. Ailesi tarafından dövüldü, horlandı, evden atıldı, hatta  bir mal gibi alınıp satıldı. Mutlu bir yuva  tam kurdu derken her seferinde  hep yıkıldı.


8 Haziran 2011 Çarşamba

KADINLARA BİZ DE OFSAYT’I ANLATTIK.

Futbolda oyuncu şu pozisyondayken ofsayttadır:
Karşı takımın kale çizgisine top ve rakipten daha yakın olursa ofsaytadır. Ancak bu oyuncu topun atıldığı esnada hareket halinde ve diğer rakip futbolcudan geride olup rakipi ekart ederek golü attığında ofayt olmaz.
Hani bayanlara ofsayt nasıl anlatılır değişik örnekleri var bizde bir tane yazdık.
Bayana anlatıyoruz.

7 Haziran 2011 Salı

ÜNİVERSİTE TERCİHİ NASIL YAPILMALI, KRİTERLERİ NE OLMALI?

Üniversite imtihanına sayılı günler kaldı, imtihanı atlattıktan sonra alınan puanlar ve sıralamalar belli olur ve tüm öğrenciler gittikleri dershanelere  hücum ederler. Rehber hocaları  ve bazı güvendikleri diğer hocaları ile görüşmeler yaparaktan ileriki hayatını şekillendirecek mesleklerine adım atmaya karar verirler. Bu süreç, rehber hocaların öğrencilerin ruh hallerinden  tutun, aile yapılarına ve de maddi imkanlarına kadar olan bir yığın kriteri dikkate almadan, ver puanını al tercihini gibi bir yaklaşımla kabaca tabir paldür küldür tamamlanmaktadır.  öğrencilerimizin hedeflerinin tam anlamı ile belirli olmamaları, bu çağda iş garantisinin  meslek sevgisinin önüne geçmesi vb. sebepler dolayısı ile öğrenciler yanlış ve acele tercih yaparak hem kendilerine, hem de vatanımıza faydalı olabilmenin dışına çıkma noktasına gelmektedirler. Bu da birçok işsiz, gönülsüz çalışan, şahsi ve ülke için genç beyin ve fizik kaybı  gibi sonuçların doğması anlamına gelmektedir.

26 Mayıs 2011 Perşembe

ANADOLU’NUN BULUŞTUĞU KARABÜK KENTİNİN ÇOCUKLARIYIZ

                                                                                                                           

Yıl 1980 Okul sıralarına ilk adımımızı attık ben ve öğrenci arkadaşlarım.
Annemin kolunu bırakamadım bir kaç gün kızgındım, çatık kaşlarım.
Derken öğretmenimiz sordu sırayla adınız ne, hadi  anlatın bakalım.
O heyacanla bir  kaç cümle şuradan  buradan falancalardanım.


22 Mayıs 2011 Pazar

KARADENİZİN HIRÇIN UŞAKLARINA YAKIŞIR ŞAMPİYONLUK(TEKRAR YAZI)

Fenerbahçeliyim, Karabükspor aşığıyım, ancak her zaman bir Trabzonspor sempatizanıyım. Çünkü enteresan bir bölgenin çok farklı bir yöre takımı Trabzonspor. İnsanları samimi, heyacanlı hatta hiperaktif derecede enerjiye sahip. Tuttukları takımları ile beraber yatıyorlar, beraber kalkıyorlar. Sevinçleri ve üzüntüleri fazlasıyla içten. Hatta bazen futbol herşey oluyor Trabzonda.