9 Mart 2013 Cumartesi

ERKEKLER VE KADINLAR YILDA ON İKİ GÜN BİRBİRLERİNİ HATIRLARLAR






Bayanlar yılda bir kez hatırlanmak isterler, biz erkekler ise yılda bir kez olan bu günleri, kendimiz için bir sorun yaparak eşlerimizi ihmal ederiz. Ne olur ki yılda bir kez kutlanan bu günlerde bir çiçek, bir yemek niye düşünmeyiz ki. İnsan sevdiği bayanı bu günlerde hatırlamayıp da ne zaman hatırlayacak? Dedim ya yılda bir kez olan bu birkaç günü ihmal etmeyelim.Bu günler ne mi?

23 Şubat 2013 Cumartesi

DOĞRU YOLU BULAMIYORUM BANA YÖN VER YARABBİ.




Gerçekten bende yön bulamama var. Bilmiyorum bu işi çözemiyorum

İş yerinde odamdayım bir yeri tarif edeceğim pencereye bakmam icab ediyor
İş yerinde asansörden katta iniyorum hangi yöne gideceğime dikkatli bakıyorum.Orada bir kaç saniye bekliyorum.

Bu asonsör bizim apartmandada  başıma bela. İki asönsör var ve her katta dört daire var. Hangi asansörden indimse farketmiyor  bizim evin numarasını teyit ediyorum öylece eve giriyorum. Bizim kız 2 yaşındayken asansörden iniyor evin yolunu buluyordu. Hayret içinde kalmıştım.

Alışveriş merkezleri benim için tam kabus. Nerden girdim nereye gittim hiç bilmiyorum. Bazen bir dükkana gitmem gerekirse o kadar çok fazladan yürüyorum ki. (İyi spor yapıyorum) Yanımda biri varsa çok şanslı oluyorum. Hangi kapıdan girdik nasıl çıkacağız sağolsun yanımdakine uygun adım. Hele eşim sağolsun benim tam bir yardımcım.

Park olayına zaten  diyebileceğim hiç bir şey yok. Bir seferinde yanımdaki arkadaşlara güvendim ama hepimiz arabayı 10 dakikada zor bulduk hemde bir alt katta. Gerçi geçenlerde Çetin  arkadaşım alışveriş merkezi otoparkında birini görmüş, adam  telefonla foto çekiyomuş, sormuş ne yapıyorsun. Adam demişki park yerini unutmayım diye çekiyorum .Arkadaşım bana anlattı valla süper bundan sonra hemen arabamı park ettiğim park kısmın harfinin ve nosunun fotosunu çekeceğim.

Namaz olayı benim için en büyük zorluklardan biriydi. Kapalı bir otel veya ortamda kıbleyi bulamıyorum. Allahtan yine cep teldeki pusula artık kurtarıyor  beni.

Şu an arabamda nevagasyon yok direniyorum almaya. Ama almak farz heralde zaman zaman yol ve sokak karıştırıyorum. Benzin israfını hiç sevmem ama bu sayede israfta yapıyorum.

Yani ben ormanda mantar falan toplasam Allah muhafaza kaybolurum. Bu yazdıklarım gerçekten beni bayağı etkiliyor. Aslında çözeceğim bir şeyde değil ama Allah yardımcım olsun sizde dua edin yönümü bulayım.

CAN İSTANBULLU

11 Şubat 2013 Pazartesi

HASRETE DÜŞEN BAŞ KEL OLUR


Hasrete taş olsa dayanamaz baş ne yapsın
Başta kalan bir  tutam saçı berber ne yapsın
İyi de berbere gitmek isteyen kel ne yapsın
Hele kele vurgun olan kız ne yapsın
Kızın babası kelli felli damadı ne yapsın
Evde kalmış kızın anası bu kocayı ne yapsın
Bu fırsatçı kaynanayı bizim  kel  ne yapsın
Bir tutamlık saçı kurtarmak için  ne yapsın
Başımın üstünde demesinde ne yapsın
Alimallah hasrete düşen başı ne yapsın

Yazan Can İstanbullu

8 Ocak 2013 Salı

NE SESİ! PARA SESİ, SU SESİ, KADIN SESİ, YA DA SUŞİ


 

Bazı seslere alışkanlığımızdan duymayız bile.Her gün kulaklarımız çok farklı şeyler duyar.
Çalar saat sesi ile  güne başlarsınız. Dışarıdan araç sesleri gelmeye başlar. Asansör butonundan gelen sesler. Yola çıkarsınız. Konuşma sesleri gelir. Korna  sesi   hakim olur. Bilgisayarınızı açarsınız açılış sesini dinlersiniz. Gün içerisinde telefon sesi devamlı gelen seslerin başındadır. Olur zaman zaman ambulansın sesi  gelir . Ezanı unutmayalım gün içerisinde ezan sesimizi dinleriz. Müzik sesini dinleriz restoranlarda.  

23 Aralık 2012 Pazar

FENERBAHÇE-KARABÜKSPOR MAÇI EN BÜYÜK DERBİ MAÇI BENCE

Bazıları derler (özellikle Trabzonsporlu kardeşlerimiz) ya iki takım tutuyorsunuz, ya memleketin  Karabükü tut ya da Feneri. Onlar öyle söylerler ama, O kadar kolaydı sanki bu kararı vermek. Okula başlıyorsunuz dah küçük yaşlarda her yerde Fener, Gs,  Bjk var. Bizim gibi ufak yerler tabiki bir büyük takıma mail ediyoruz. Bizde babamız ismimizi Can Bartu' dan esimlenerek koymuş haliyle Fenerbahçeli olduk.

12 Kasım 2012 Pazartesi

KİM DEMİŞ BÜYÜKŞEHİRDE YAŞAM ZOR DİYE?



Özelliklerde büyükşehirlerde yaşamın  zor olduğuna inanan, çoğu zaman kalabalıkların içinde  beklemenin, sabretmenin hayatı  daha da çekilmez hale geldiğini  düşünenlerdenseniz bence kendinize haksızlık ediyorsunuzdur.

İlla da büyükşehirlerde yaşam zordur diyorsanız kulağınızı bana verin ve beni dinleyin.

Alışveriş merkezleri ve hastaneler gibi asansörün önemli olduğu ortamlarda,  dolu gelme ihtimaline karşın aşağı yukarı demeden hemen binin, bulunduğunuz katta beklemektense bir iki kat fazla gelip gidersiniz.

Hatta  katlarda kapı açıldığında binemeyenlere hafif bir  gülümseme  sizi daha moralize edecektir.

24 Eylül 2012 Pazartesi

SİGARAYI BIRAKIRSAN GÖMLEK ALACAĞIM

Geçenlerde bir kaç arkadaş sohbet ediyorduk. İçimizden sigara içen bir arkadaşımız dediki  sigarayı bırakacağım bu sefer dedi. Bende bırakamazsın dedim. Oda bırakırım diye ısrar etti. O zaman dedim bırakıp başlarsan bize 1 kilo tatlı al. O da tamam dedi. O ara diğer bir abimiz  1 kilo tatlının az olduğunu daha büyük bir ceza ödemesini teklif etti. Bende gülerek aman abi işin ucunda daha büyük ceza olursa cezayı ödemeyim der gerçekten bırakır sigarayı o 1 kilo tatlıdan da oluruz dedim. Gülüştük

7 Ağustos 2012 Salı

FIKRA GİBİ KAZA! OKUYUN LÜTFEN

Haber Tarihi: 06 Ağustos 2012 Pazartesi Saat 15:46
İhlas Haber Ajansı  [3842139]

Karabük'te Trafik Kazaları

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meydana gelen trafik kazalarında, 1 kişi öldü, 5 kişi de yaralandı.

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meydana gelen trafik kazalarında, 1 kişi öldü, 5 kişi de yaralandı.
Bartın Karabük karayolu Kirkilli mevkiinde Talip Çetinkale idaresindeki 67 TV 143 plakalı otomobil kontrolden çıkarak refüje çarptı. Kazada Talip Çetinkale ve yanında bulunan Ali Özdemir yaralandı. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Saat 09.00 sıralarında Kirkilli mevkiinde ikinci kaza meydana geldi. Bartın istikametinden Karabük'e
giden Cengiz Esmen idaresindeki 34 ES 2596 plakalı otomobil kontrolden çıkarak karşı şeride geçti. Kazada sürücü Cengiz Esmen yaralandı. Aynı mevkide üçüncü kaza meydana geldi. Bilal Hazar idaresindeki 06 DF 5859 plakalı otomobil kontrolden çıkarak yol kenarında durdu. Kazada yaralanan olmadı.
Kirkilli mevkiinde aynı saatlerde dördüncü kaza meydana geldi. Bartın istikametinden Karabük'e giden 28 yaşındaki Ayça Kayıkçı idaresindeki 78 AJ 160 plakalı cip kontrolden çıkarak refüje düştü. Sürücü Ayça Kayıkçı ve babası 60 yaşındaki Zeki Utkan yaralanırken, 3 aylık Bade Kayıkçı olay yerinde hayatını kaybetti. 3 aylık Bade Kayıkçı'nın olay yerine gelen yakınları gözyaşlarına boğuldu. Yaralılar ambulansla Karabük Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Görgü tanıkları, kazaların yolun mıcırlı olmasından kaynaklandığını iddia etti - Karabük

3 Ağustos 2012 Cuma

KÜFÜR ETMEYİ ÖNLEMEK İÇİN, AĞZIMIZA RUHSAT MI VERİLSİN?

Beraber yaşadığımız toplumda günün akışı içerisinde bir çok insanla çeşitli sebeplerle bir şeyler paylaşırız. Alış veriş yapılırken, yemek yenilirken, çay içilirken, spor yapılırken, yolda yürürken, araba kullanırken ve daha bir çok aktivitede insanlarla iletişim içerisindeyizdir. Günümüz şartların zorluğu, sabır ve  anlayış kavramının azaldığı bu günlerde zaman zaman bu ilişkilerde gergin anlar yaşayabilmekteyiz. Toplumda diğer insanlarla yaşanılan  sıkıntıların bir çoğunu ufak tefek mimikle yada uyarılarla veya sitemlerle geçirmekteyiz. Ancak öyle durumlar ve anların yaşandığı  bazı olaylarda ise bir anda barut ateş ikilisi gibi patmalar olabilmektedir. İki kişi veya grupların tartışmaya girip sorunları çözmesi gerektiği bir anda yapılan bir küçük Küfür bir anda ortalığı karıştırabilmektedir. Hatta bu küfür, darp-yaralama-ve adam vurmaya kadar gidebilmektedir.

19 Temmuz 2012 Perşembe

GÜNLER UZUN, ORUCU NASIL TUTACAĞIZ TELAŞINA DİKKAT!

Yine mübarek bir ramazan ayının arefesinde ben de dahil hepimizde bir tedirginlik var. Sebebi ise Ramazanın yaz ayına gelmesi ve günlerin çok uzun olması. Gerçekten bu sene oruç tutmak çok zor. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Hal böyle olunca insan ister istemez nerede ise tövbe haşa şeytanında yardımı ile yine Ramazan kapıya dayandı  diyebiliyor.

20 Haziran 2012 Çarşamba

ALO HALI SAHAYA ADAM LAZIM MI? HATTI

 ALO HALI SAHAYA ADAM LAZIM MI? HATTI
Bilmiyorum böyle bir iş kolu oluştumu? ancak arkadaşlarla sohbet ederken sanki bu alanda böyle bir oluşuma ihtiyaç  var gibi geldi bana. Çünkü halı sahada top oynayan arkadaşlarımızın çok sık başına gelen bir şeydir bu.

16 Mayıs 2012 Çarşamba

ENGELLİLER HAFTASINDA EN AZINDAN ONLARI HATIRLAYALIM

Allah hiç birimize veya yakınına sağlık problemi vermesin. Ancak çeşitli sebeplerle bir çok insan farklı şartlarda az veya çok engelli durumunda toplumumuzda. Özellikle büyükşehirlerde normal ve sağlıklı bir insanının yaşam şartlarında koşturması zorken birde engelliyseniz vay halinize.

8 Mayıs 2012 Salı

YA EMRE ZOKORAYA AYNI TEKMEYİ ATSA İDİ AVNİ AKERDE NE OLURDU?

Hepimiz bıktık artık Futboldan, futbolcudan,Hakemden,Teknik adamdan,Yöneticiden, Başkandan,Taraftardan, Yorumcudan, Basın Mensuplarından hatta Tercümadan, Malzemeciden Takımı taşıyan otobüsün şoföründen.

17 Nisan 2012 Salı

YASİN ARKADAŞLARINA SESLENDİ FORD’A TOP ATMAYIN TAMAM MI!

Geçenlerde eşim ve kızımı almak için  akşam üstüne yakın  saatlerde, kayınvalidemlerin apartmanının önünde bekliyordum.  Arabanın içinde radyo dinleyerek  beklerken  bisikletli  bayağı bir şişman  çocuk bana işaret etti. Camı açtım. Ne oldu dedim. Abi dedi  radyonda 99.x i  açarmısın. Bende ne var o kanalda dedim. Oyun havaları dedi. O ara kanalı açtım gerçekten Ankara havaları var. Oğlum dedim Ankaralımısın. Hem Ankara hem Karabüklüyüm dedi. Oğlum Karabüklüler bu müziği çok dinlemez dedim. Sen Karabüklümüsün gerçekten dedim. Oda evet abi ,falan filan derken bayağı hemşehrim çıkan küçük delikanlı ile sohbet ettik. Adını sordum kaça gidiyorsun dedim. Yasin dedi, beşe gidiyorum. Neyse bu bisikletine bindi sokağı turlamaya çıktı.

13 Nisan 2012 Cuma

KAVGA VAR LAN!

Dün akşam Karabükspor’umuzun Ankarada oynadığı  Türkiye kupası  çeyrek final maçını izlemek için  Karabükten ve  çevre illerden  gelen ve de Ankarada bulunan Karabüksporlu taraftarlar stadın önünde bekleşiyorlardı. Özellikle bazı tipler dediğim gibi tipten belli olaraktan hal ve hareketleri ile farkediliyordu. Bence fıtratlarında çok kötülük olmadığını zannetdiğim bu grup , maça geliş şartları ve de psikolojilerinin gergin olmalarından kaynaklı olarak  her an sağa sola çatacak durumda idiler. Belkide bazıları kendilerini bu ortamlarda ıspat etme, vurma kırma tarzı ile  boşalma pisikolojisi içinde idiler.

20 Mart 2012 Salı

ÇANAKKALE ŞEHİDLERİ BİZLERİ GÖRSELER NEDERLER?

Çanakkale şehidleri bizim için önemlidir. Onlar için de  Vatan  önemliydi. Zaten onun için canlarını seve seve ve korkusuzca feda etmediler mi? Peki biz şu an neredeyiz? Bu şehidlerimiz rahat yatıyorlarmı acaba? Hele torunlarının kendilerini ziyaretlerinin daha çok turistik manada olduğunu bilseler ne derler?

Çanakkale şehidleri niye kendilerini korkusuzca feda ettiler? Şu an Çanakkaleyi gezip görseler bu kadar kanın aktığı bu topraklarda her adım başı içkili mekanları görseler, Namusları için can verdikleri memleketin namus anlayışının çivisinin çıktığını görseler, düşman askerini yaralı halde olduğu için siperine teslim eden o anlayıştan, şu an komşusunun malına ve ırzına tecavüz edebilecek bir zihniyeti görseler , Vatan için savaş yıllarında bir lokma ekmeğinin dışında malını orduya bağışlayan bir ümmetin şu an devlet malını nasıl hortumlayabilirim diyen torunlarını görseler, Askere gitmek için yaşını büyük göstermeye çalışan bu şehidlerimiz şu an askerden kaçmak için neler yapmaya çalışan nesillerini görseler ne derler ?

Son yıllarda gençlik az da olsa bilinçlenmeye başladı. Çanakkale Şehidliğini ziyaret daha da artış gösterdi. İnşallah herkes oralara gitmeli, gitmek istemeli. Sırf hatırama bir iki fotoğraf koyabilecek anı olsun diye değil, ecdada olan borcunu öğrenmek için gitmeli. Şehidlerin kanının aktığı topraklara ayak basmadan bu toprakların bedelini anlayarak gitmeli. Ecdadımızın emanetlerine yakışan bir hayat tarzını yaşayarak gitmeli. Şehidlerimize Allah Rahmet Eylesin diyerek

Çanakkaleyi yaşayarak ziyaret etmenizi diliyorum.
YAZAN CAN İSTANBULLU

19 Mart 2012 Pazartesi

GARİP SÖZLER


Çalan telefonu  bir elinde ustura ile açtı ve  karşısındakine . Hayat zor, kelle koltukta çalışıyoruz nasıl olsun be bilader.  (Berber Kemal)

14 Mart 2012 Çarşamba

ESKİDEN DİLENCİ DIŞARDA İDİ, ŞİMDİ İSE HER YERDE

İnsanlar birbirine yardım etmelidir. Zekatını, sadakasını, diğer yardımlaşmalarını  eksiksiz yapmalıdır. Hediyeleşmeler gerekmektedir. Böylece toplumda gelir anlamında çok kazananlar az kazananlara destek de olunmuş olur aynı zamanda.

7 Mart 2012 Çarşamba

KIZIM DEDİKİ, BABA HORON OYNAYACAĞIM

İki hafta önce Ankara'da düzenlenen Trobzon Etkinliklerine bizde eşim ve kızımla gittik. Yöresel el sanatları, yemekler, resim sergileri derken biraz da alışveriş yaptıktan sonra eve gitmek için dışarı çıktık. Bu esnada havanın soğuk olmasına aldırış etmeden müzik eşliğinde horon oynayan kalabalık ve izleyenler arasından zar zor ilerlerken üç yaşındaki kızım baba horon oynayacağım dedi.